Booking.com

Seyahat Blogu Açmak İçin 6 Basit Adım

Son yıllarda seyahat blogu açmak çok moda ve blog sayısında inanılmaz bir artış oldu. Bundan dert yanan okuyuculara ve seyahat blogu yazarı arkadaşlarıma çok kızıyorum. Vay efendim ortalık seyahat blogundan geçilmiyormuş, yok efendim önüne gelen seyahat blogu açmak istiyormuş. Böyle konuşanlarla arkadaşlık etmeyin, dinlemeyin zira kendileri kıskanç, bencil oluyorlar genelde.

Bence bu kadar artışa rağmen yeterli sayıda Türkçe içerik üreten seyahat blogu maalesef yok. Asla da olmayacak. Hiç bir zaman yetmeyecek, yetmemeli de. Ne kadar çok seyahat blogu olursa o kadar iyi olur. 😃 Ticari seyahat bloglarının bir kısmı dışında neredeyse tüm seyahat bloglarının başlangıcı benzer bir hikayeye dayanır: “Arkadaşlarım, yakın çevrem okusun diye dijital günlük yazmaya başladım, derken bugün binlerce kişiye ulaşan bir blogum oldu” Üç aşağı beş yukarı hepimizin başlangıç hikayesi ve amacı benzerdir. Kimisi bunu gerçekten tamamen keyif ve hobi amacıyla yapıyor, kimisi kayıt tutmak amacıyla yapıyor kimisi de zaman içinde çok iyi bir blog yaratıp buradan gelir elde ederek daha çok seyahat etmek için yapıyor. Bahaneniz her ne olursa olsun her yeni seyahat blogu sanal dünyaya bir değer katacaktır.

Siz de seyahat etmeyi seviyorsanız kesinlikle bir seyahat blogu yazmaya başlamanızı tavsiye ederim. Blog yazmayı gözünüzde çok büyütmeyin. İster iki paragrafla Eyfel kulesi hakkında düşüncenizi yazın, ister sayfalarca seyahat rehberi hazırlayın. Kayıt altına alacağınız her bilgi mutlaka birilerinin işine yarayacaktır. Kimsenin işine yaramasa bile dijital bir günlüğünüz olacak, bundan 5-10 yıl sonra geri dönüp baktığınızda anılarınızı canlandıracak ve çevrenizdeki kişiler seyahatleriniz boyunca neler yaptığınız kolaylıkla okuyabilecekler. Bu yazımda seyahat blogu açmak için ne gerekiyorsa özetlemeye çalıştım. İlk adımınız bir web sitesi oluşturmak. Bu yüzden yazının içeriği de teknik ihtiyaçlarınızdan oluşuyor. Daha sonra bir sonraki adıma geçip iyi bir seyahat blogu için “Nasıl içerik üretmelisiniz?” veya benzeri bir konuda yazmayı düşünüyorum. Seyahat blogu açmak ve yönetmek ile ilgili okumak istediğiniz konular varsa yazının sonundaki form ile yorum bırakabilirsiniz.

Alan Adı ve Barındırma Hizmeti Alın

Alan adınız web sitenizin adresi ve muhtemelen sloganı olacaktır. Bunu seçerken son derece iyi düşünün. Muhtemelen aklınıza ilk gelen isimler alınmış olacaktır. Çok hoş görünen isimler pratikte feci derecede alay konusu olabilir. (Türkçe’deki noktalı, noktasız karakterler bu konuda ortalığı karıştırabiliyor) Alan adınıza karar vermeden önce eş, dost, akrabanız ile beyin fırtınası yapın, aklınıza gelen her seçeneği alt alta yazın ve karşılaştırın. Çocuğunuza isim seçiyormuş gibi düşünebilirsiniz. Öylesine dikkatli olmalısınız.

Barındırma hizmeti, hosting, sunucu, server kelimelerini duyduğunuzda gözünüz korkuyor mu? Korkmayın! Bu hizmet web siteniz için bir alan kirasından ibarettir. Bu hizmeti şöyle düşünebilirsiniz: Elinizde satmak ya da sergilemek istediğiniz ürünler olduğu zaman bir dükkan ya da stand kiralamanız gerekir. Bunun sanal dünyadaki karşılığı ise hosting hizmeti kiralamaktır. Böylece seyahat blogu içeriğinizi kaydedip yayınlayacağınız bir alanınız olur.

Barındırma hizmeti almak için çok sayıda yerli ve yabancı firma bulabilirsiniz. Seçiminizi yaparken güvenilir, teknik desteği iyi, altyapısı sağlam bir firma seçmeye özen gösterin. Böylece blogunuzu yayınladığınız süre boyunca kesintisiz ve güvenli hizmet alabilirsiniz. Bir çok firma aslında kiraladıkları sunucuları tekrar kiraya vererek bu hizmetleri sunar. Ben her zaman kendi sunucularına sahip firmaları tercih etmenizi öneririm. Böylece olası aksaklıklarda hızlı çözüm ve destek alabilirsiniz.
Web sitemi ilk açtığım 2003 yılından beri Vargonen’den Hosting hizmeti almaktayım. Bugüne kadar herhangi bir teknik sorun yaşamadım. Bir kaç kez siteme kurduğum eklentilerin yarattığı uyumsuzluklar sebebiyle yaşadığım sorunlara da çok hızlı bir şekilde çözüm bulabildim. Teknik altyapılarının oldukça iyi olmasının yanında firmanın sunduğu canlı destek uygulaması çoğu zaman işime yaradı.

Blogunuz için hangi paketleri alacağınıza karar veremiyorsanız bütçenize uygun ekonomik paket ile başlangıç yapabilirsiniz. İlerleyen zamanlarda ihtiyaçlarınız doğrultusunda paketinizi yükselterek bütçenizi de koruyabilirsiniz.
Seyahat blogunuz için wordpress altyapısını kullanmaya karar verdiyseniz seçmeniz gereken hosting hizmetinin Linux olmasına dikkat edin.

 


 

WordPress Kurun

Barındırma hizmetinize karar verdikten sonra ilk işiniz web siteniz için gerekli altyapıyı kurmaktır. Bunun için fazlasıyla seçeneğiniz var fakat Amerika’yı tekrardan keşfetmenize gerek yok. Kısa yoldan wordpress kurun ve acısız, dertsiz bir şekilde sitenizi oluşturun.

WordPress sanal dünyanın en geniş kullanılan yayın platformlarının başında yer alır. CNN, People magazin gibi devasa web sitelerinin yanısıra bildiğim, ziyaret ettiğim hemen hemen bütün seyahat blogları da wordpress altyapısını kullanıyor. WordPress sahip olduğu esneklik, devasa eklenti ve tema kütüphanesi, milyonlarca kullanıcının yarattığı bilgi ve destek ağı ile kesinlikle rakipsiz.
Çoğu hosting hizmetinde yer alan cPanel yönetim ekranından oldukça basit bir kaç adımla wordpress kurmanız mümkün. Sitenizi ilk kurduğunuzda karşınıza wordpress’in standart teması gelecektir. Siteyi kurduktan sonra yönetici ekranına giriş yapıp ayarları düzenlemeli, eklentileri kurmalı ve temanızı değiştirmelisiniz. Ücretsiz temaların bir çoğu başlangıç için işinizi görecektir. Bu adımda görünümü basit, yüksek olumlu yorum almış ve gözünüze hoş görünen bir tema seçerek seyahat blogunuzun ilk kurulumunu yapabilirsiniz. Zaman içinde içerikleriniz zenginleştikçe gerekli değişiklikleri yapmak çok daha kolay olacaktır.

Eklentileri Yükleyin

WordPress’in en büyük gücü hemen hemen her ihtiyaç için eklentilerin bulunmasıdır. Bunları sitenizin altyapısında çalışan ufak programlar olarak düşünebilirsiniz. Ekranda yılbaşı haftası kar yağdırmaktan karmaşık veritabanı ve sosyal medya bağlantılarına kadar çok farklı işler yapabilirler. Bu noktada eklentilerin cazibesine kapılıp sitenize düzinelerce eklenti kurmayın. Sadece gerektiği zaman gereken eklentiyi kurmalısınız. Eğer bir işlemi eklenti olmadan da yapabiliyorsanız o zaman bir şey kurmayın.
Burada benim temel olarak kullandığım, kurulumunu yaptığım diğer sitelerde de kullandığım eklentileri görebilirsiniz. Bunlar neredeyse herkes tarafından kullanılan, güvenilirliği ve işlevleri son derece yüksek ve her blogun ihtiyacı olan eklentilerdir.

Akismet – Spam mesajları ve yorumları ayırır. Bu olmadan her gün onlarca spam yorum alacağınızdan eminim.
Contact Form 7 – Her sitenin olmazsa olmazı iletişim formu eklemenizi sağlar. Bu form aracılığı ile ziyaretçiler size eposta gönderebilir.
Google XML Sitemaps – Site haritası çıkararak arama motorlarının daha kolay indekslemesini sağlar.
WordPress SEO by Yoast – Arama motorlarına uygun içerikler oluşturmanız için yardımcı olur.
WPTouch Mobile Plugin – Sitenizi mobil araçlara uyumlu hale getirir.

Sosyal Medya Hesaplarınızı Oluşturun

Twitter, Facebook, Instagram, Pinterest, Tumblr ve Google+ hesaplarınızı sitenizin adına uygun bir şekilde açın. Google+ ad ve soyad kullanır. Diğer sosyal medya sitelerinde sitenizin adresi veya adı ile aynı adları kaydetmeye çalışın. Bu konuda ben büyük bir karmaşa yaşıyorum. Facebook sayfam Lizard on The Road, web sitem drummerlizard.com ama sloganım Adım Adım Seyahat, Pinterest hesabım ise Güneş AKDOĞAN, Tumblr hesabım ise photosun. Bu hesaplarımı çok farklı zamanlarda çok farklı ruh halleriyle aldığım için bugün derdini çekiyorum. Siz benim gibi olmayın.

E-posta Listesi Oluşturun

Eposta listelerini büyük şirketlerin işine yarayan bir yapı olarak görebilirsiniz. Hepimizin kayıt olduğu havayolu firmaları, otel siteleri, çeşitli fırsat sitelerinin eposta listeleri sayesinde düzenli haberler, duyurulardan hızlıca haberimiz olur. Bu tür bir yapıya yeni açılmış bir seyahat blogunun ihtiyacı olmadığını düşünebilirsiniz. Yanılırsınız! Eposta listesi bir web sitesinin sahip olabileceği en değerli varlığıdır. Düzenli gönderilen epostalar okuyuculara ulaşmanın en kestirme, en etkili yöntemidir.
Sektörde öne çıkan iki eposta listesi servisi var. Aweber ve Mailchimp. İkisinin de avantajları ve dezavantajları mevcut. Ben Mailchimp’in ücretsiz hesabını kullanıyorum. Ücretsiz hesapta en fazla 4.000 kişilik liste bulunabiliyor. Daha fazlası için biraz kesenin ağzını açmakta fayda var.

Hazır konusu açılmışken e-posta listeme kayıt olarak yeni yazılardan haberdar olmak ister misiniz? Alttaki formu doldurun ve ardından size gönderilen e-postadaki bağlantıyı tıklayın. Bu kadar basit. Kontenjanlar dolmadan acele edin.

Yeni yazılar her hafta posta kutuna gelsin istiyorsan kayıt olmayı unutma.




Takip ettiğim büyük blogların ücretli eposta listesi servisini çoğunlukla Aweber’den aldığını görüyorum. Bu konuda seçenekleri karşılaştırıp hoşunuza giden birisini seçebilirsiniz.

Seyahat Blogunuzu Yayınlayın

Tüm bu teknik detayları atlattıktan sonra işin en keyifli anı geliyor. Seyahat blogunuzu yayına açmak ve geliştirmek. Sitenizi yayına açmadan önce ziyaretçilerin okuması için belli bir miktar içeriğiniz olsun. Bir yazı ile sitenizi açıp sinekli bakkal imajı yaratırsanız ileride ağzınızla tweet atsanız o imajı silmeniz çok zor olacaktır. Unutmayın sanal dünya acımasızdır.

Yazılarınız hazır, temanız yerinde, menünüz tamam, eklentiler tam güç çalışıyor, eposta listesi yeni kayıtlara açık… Şimdi gerçekten yapmak istediğiniz işe başlayabilirsiniz. İlk haftalarda 3-4 yazı ekleyerek agresif bir içerik geliştirme yöntemi izlemenizi tavsiye ederim. Bu sayede hızlı bir şekilde blogunuza alışabilirsiniz. Aynı zamanda içeriğiniz geliştikçe hangi yönde yazmaya devam edeceğinizi, gerçekten ne istediğinizi ve okuyucu kitlenizi de anlamaya başlarsınız.

Dijital günce (blog) ile etkili bir iletişim sağlayabilirsiniz. | Fotoğraf: @Tanel Teemusk

Bu aşamada en iyi dostunuz sabrınız olacaktır. Kolay olmadığını kesinlikle unutmayın. Zor bir işe girişiyorsunuz. Sanal dünyanın milyonlarca içeriğinin karmaşasında sesinizi duyurmaya, görsellerinizi paylaşmaya çabalıyorsunuz. İçeriğinizle ilgilenen hatırı sayılır bir okuyucu kitlesine ulaşana kadar çok ama gerçekten çok çalışmanız, emek harcamanız gerektiğini unutmayın. Bunu en başından kabul ederseniz seyahat blogunuzu açtıktan sonra bunalıma girmekten kurtulursunuz 😃

Seyahat blogu açmanın teknik yanı özetle burada anlattığım gibidir. Bu konuda bir adım atmak, var olan seyahat blogunuzu düzeltmek, toparlamak, sorunlarını gidermek isterseniz İLETİŞİM sayfasından mesaj atabilirsiniz. Burada okuduğunuz teknik detaylar gözünüzü kesinlikle korkutmasın. Basit adımlarla yavaş yavaş inşa ederek bir kaç sene içinde adını duyurabildiğiniz bir seyahat blogunuz olabilir. Bakarsınız günün birinde tropik bir adada mohitonuzu yudumlarken bembeyaz kumsalların manzarasına karşı oturup blogunuza içerik hazırlarken kendinizi bulabilirsiniz.

Bu yazıyı okuyan seyahat blogger adayı, şansın bol, yolun her daim açık olsun!

İlginizi Çekebilir!

Neden Rehber Kitap Okumuyorum?

Çocukken gördüklerinizden, deneyimlerinizden ne kadar çok heyecan duyduğunuzu hatırlıyor musunuz? İlk kez vapura bindiğinizde, ilk …

3 Yorumlar

  1. Çok faydalı olmuş teşekkürler.

  2. Faydalı bir yazı olmuş. Bende herkese blog açmalarını ve dünyaya seslerini duyurmalarını tavsiye ediyorum. Korkuyorlar ama sıcak bakıyorlar sonunda. Ve bir gün herkes blogger olacak diyorum 😉

  3. ups e-posta listesi oluşturmadım ya ben!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir