Le Petite Palace İstanbul

1

Uzun bir aradan sonra tekrar Türkiye’ye geldim. Bu sefer seyahatimin amacı tanıdıklarımı görmek, biraz tatil yapmak ve blogum hakkında çalışmaktı. Toplam 1 aylık süremi İstanbul ve İzmir arasında paylaştırarak her zamanki gibi yavaş, sakin ve doya doya keyif yaparak geçirmeye karar verdim. İstanbul’da iki günümü tarihi yarımadada bir gezgin olarak geçirip İstanbul’un en sevdiğim bölgesinde yürümek, fotoğraf çekmek için planımı yaptım. Tarihi yarımadayı gezip şehirde gezgincilik oynacaksam bu bölgede keyifli bir otelde konaklasam fena olmaz diye düşündüm. İstanbul tarihi yarımada otellerini araştırırken çok fazla seçenekle karşılaştığımı tahmin edebilirsiniz. Bunlar arasında seçim yapmak son derece zordu. Araştırmalarıma arkadaş, dost tavsiyelerini de ekleyip sonunda “Le Petite Palace” otelini tercih ettim. İki günlük ziyaretimin ayrıntılarını yazarak bu güzel deneyimi sizlerle de paylaşmak isterim.

2016 yılının Nisan ayında kapılarını açan, oldukça genç ve modern Le Petite Palace mimarisi çok güzel bir binada hizmet veriyor. Konumu itibariyle Eminönü, Kapalıçarşı, Gülhane Parkı, Sultanahmet meydanı gibi şehrin tarihi ve önemli noktalarına yürüyüş mesafesinde bulunuyor. İstanbul’un tarihi semtlerini yürüyerek keşfetmek için harika bir fırsat sunuyor.

Otele adımımı atar atmaz samimi ve sıcakkanlı personeli ile karşılaştığımda keyifli vakit geçireceğimi anlamıştım. Konakladığım süre boyunca kendimi bir müşteriden çok gerçekten misafir olarak hissetmek günümün de keyifle geçmesine sebep oldu.

Le Petite Palace’da sunulan kahvaltıdan bahsetmezsem içimde kalır. Sabah sunulan kahvaltının en vurucu noktası ise peynirler ve reçellerdi. Böylesine lezzetli peynirlerin, reçellerin otel kahvaltısında bulunması her zaman mümkün olmaz.

Konforlu Detaylar

Butik otellere bayılıyorum. Sadece kahvaltı etmek, uyumak ve şehri dolaşmak için kullanılan büyük otellerin aksine butik oteller adeta bir arkadaşımın evi gibi sıcak atmosferiyle bana her zaman çekici gelir. İstanbul’da kaldığım Le Petite Palace oteli de bu anlamda beni fazlasıyla mutlu eden bir yer oldu. İçimdeki heyecanı hiç bastırmadan hemen söylemek isterim ki Le Petite Palace’ın her köşesinde konfor yaratan detaylar mevcut. Şimdiye kadar kaldığım oteller arasında öne çıkmasının sebebi bu ince düşünülmüş detayları oldu. Odaya ilk girdiğimde şöyle bir etrafa bakındıktan sonra odanın kilit sisteminden perde raylarına, çöp kovasının kapağından duş başlığından gürül gürül akan sıcak suya, yatağın konforundan üç farklı yastık çeşidine, organik havluların yumuşaklığından mini bardaki çeşitlere kadar odadaki her ayrıntının konfor yaratmak için orada bulunduğunu, gerçekten özenle düzenlenmiş bir yerde konakladığımı farkettim.

 

İstanbul’un tarihi bölgesini keşfetmek, konforlu ve sıcak atmosferi ile ev rahatlığında konaklamak için Le Petite Palace tüm içtenliğimle tavsiye edeceğim bir otel. Bir sonraki İstanbul seyahatimde fırsat bulabildiğim zaman tekrar Le Petite Palace’da konaklamak için sabırsızlanıyorum.

Adres: Hocapaşa Mah. İbni Kemal Cad. No:12 Fatih / İstanbul / Türkiye

Telefon: +90 212 511 08 81

Web: http://www.lpphotel.com

Paylaş
Önceki İçerikEn Uygun Uçak Bileti Fiyatları Nerede Bulunur?
Sonraki İçerikLviv: Sanatsal Lezzetin Merkezi
Güneş AKDOĞAN
10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım. Google+

1 Yorum

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Adınızı yazın