Ana Sayfa Gezginler Güney Afrika - Alternatif Bir Gezi Rehberi

Güney Afrika – Alternatif Bir Gezi Rehberi

Bu yazımda uzun süredir takip ettiğim, çok güzel yerlerde bulunan ve deneyimlerini okuyucularla paylaşan Okan Okumuş’un kitabı Güney Afrika – Alternatif Bir Gezi Rehberi‘ni konuk ediyorum. Gezdiği yerlerin sosyal yapısı, yaşamı, doğası ile gözlemlerini de paylaşan, alışıldık gezi rehberlerinden fazlasına sahip bir kitap. Okan’ın sosyal medya hesaplarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Türkçe gezi rehberlerinin eksikliğini anlatmama gerek yok sanırım. Kitapçıya her gittiğimde bir iki rafa sıkışmış gezi kitaplarını gördüğümde içimde ufak bir kırgınlık oluşuyor. Gezmeyi, görmeyi seven bir toplum olmamıza rağmen maalesef yazmaktan çekiniyoruz. Bu sebeple web sitemde gezi konulu kitapların tanıtımlarına da yer vermeye özen gösteriyorum. İlginizi çekecek gezi kitapları hakkında bilgi vermenin yanında yazmaya hevesli okuyucuları da  cesaretlendirmeyi istiyorum.

Okan Okumuş 1971 yılında Bursa’da doğdu. Lise öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1993’te Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2009’a kadar İstanbul’da kablo dizayn mühendisi olarak çalıştıktan sonra Londra’ya yerleşti. Halen bu şehirde yaşıyor ve mesleğini burada sürdürüyor. Her daim gitmelere teşnedir, en çok da Latin Amerika ve Asya seyahatlerini sever.

Latin Amerika, Doğu Asya, Kuzey ve Orta Afrika ve Güney Afrika’dan sonra sırasıyla Okyanusya, Hint Alt Kıtası, Güney Avrupa ve Batı Asya serinin diğer kitaplarını oluşturacaklar.

Güney Afrika – Alternatif Bir Gezi Rehberi

Bilindik gezi kavramını bir adım öteye taşıyarak gittiği her yerde yabancı değil misafir olmak isteyen Okan Okumuş’tan alışılmışın dışında bir gezi rehberi.

Sınırları Kaldırdım” dizisinin dördüncü kitabı Güney Afrika – Alternatif Bir Gezi Rehberi’nde insan hikâyeleri, efsaneler, tarih, kültür, alternatif rotalar ve yerel lezzetlerin harmanlandığı sıcak bir yolculuk bekliyor sizleri.  

Bu yolculuk boyunca Okan Okumuş’la birlikte Güney Afrika Cumhuriyeti’nde muhteşem üzüm bağlarına ve Ümit Burnu’na uğrayacak, “ülke içinde ülke” Lesotho’da dağ köyünde bir aileye konuk olacak, Mozambik Adası’nda pastel renkli evlerin arasında yürüyerek bir şifacıyla tanışacaksınız. Malavi’de dağlara tırmanıp göl etrafında dolaşacak, Zambiya’da zengin yaban hayatını keşfedecek, Zimbabve’de Viktorya Şelaleleri’ne gideceksiniz. Botsvana’da Okavango Deltası’nda kanoyla yolculuk edecek, Namibya’da Herero yerlilerinin düğününe katılacak, Madagaskar’ın benzersiz doğası ve renkli kültürüyle karşılaşacaksınız. 

Kitaptan Alıntılar

“… Afrika’ya yapılan seyahatler çoğu zaman bir kavuşma hikâyesidir; bir önceki seyahatinde özgürleştiğini, rahatladığını, mutlu olduğunu hisseden kişi bu kıtaya geri dönmek ister.”

Benim Afrikam filmini hatırlarsınız belki. Denys Finch Hatton (Robert Redford) bir sahnede kıtayı adeta kendisine ait egzotik bir bahçe olarak gören Karen’ı (Meryl Streep), ‘Buraların sahibi biz değiliz. Sadece geçip gideceğiz,’ diyerek uyarır. Afrika yolculuklarımda ben de bu tür sorunlu bir ilişkiyi çağrıştıracak seyahatlerden mümkün olduğunca kaçınmaya çalıştım.”

“Afrikalıların Hıristiyanlık ve kölelik düzeniyle bastırılmış, inanılmaz bir hızla artan kentleşme sebebiyle solmaya yüz tutmuş kültürlerinin peşine düştüm; yerlilerin efsanelerini, nadir bulunan enstrümanlar çalan müzisyenlerin şarkılarını dinledim. Hastanelere ulaşamayan ya da modern tıbba güvenmeyen halkın en küçük sorunda bile kapısını çaldığı büyücü doktorları, şifacıları, köylere hizmet götüremeyen devletin yerel sağlık temsilcisi Afrikalı şamanları ziyaret ettim.”

“Tek başınıza ya da yol arkadaşınızla sırt çantanızı alıp Afrika’ya gidin; günümüzde dahi insana keşif duygusunu hissettirebilen, sonsuz seçeneklerle dolu o uçsuz bucaksız kıtanın müthiş enerjisini size aktarmasına izin verin. Pişman olmayacaksınız.”

“Fotoğraf çekmeyi sevenler eminim Bo-Kaap’a bayılacak. Bir dini bayramda evlerini rengârenk boyayan mahalleliler sonraları da bu geleneği sürdürür ve böylece şehrin en renkli mahallesi ortaya çıkar.”

“Genelde evi çekip çeviren kadınlar; ev, kadının rahmi kabul ediliyor. Ancak erkekler Güney Afrika Cumhuriyeti’nin madenlerine çalışmaya gitti gideli kadınlar iş alanlarına daha fazla girmiş, okullarda, yargıda ve siyasette daha çok rol almaya başlamış. Bu anlamda Lesotho cinsiyet eşitsizliğini gidermede tüm kıtada en fazla gelişme gösteren ülke.”

“Dünyanın en yoksul on ülkesinden biri olan Malavi, içinde bulunduğu tüm zorlu şartlara rağmen sıcak insanlarıyla sizi içine alıp sarmalar ve kıtadaki diğer ülkelere yapacağınız yolculuklara güzelce hazırlar.”

Pang’ono pang’ono Malavililerin en çok kullandığı sözlerden biri. Chichewa dilinde ‘yavaş yavaş’ anlamına gelse de günümüzde daha çok bir tür motivasyon sözü olarak, ‘aşama aşama git, yapacağın işi sabırla yap, vazgeçmezsen muhakkak hedefine ulaşırsın’ anlamlarında kullanılıyor. Her ne kadar yakın gelecek çok fazla şey vaat etmese de Malavililer yaşama sevinçlerini ve umutlarını korumayı başarıyor.”

Güney Afrika – Alternatif Bir Gezi Rehberi  

Yayıma Hazırlayan: İlke Doğan
Kapak Tasarımı: Kolektif Tasarım
Sayfa Düzeni: Semih Büyükkurt

Okan Okumuş

Twitter: @okumusokan
Instagram: @okumusokan
Goodreads

data-matched-content-rows-num="4,2" data-matched-content-columns-num="1,2" data-matched-content-ui-type="image_card_stacked"

CEVAP VER

Yorumunuz
Adınız

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Takip Edin

14,888Takip EdenBeğen
4,985Takip EdenTakip Et
6,333Takip EdenTakip Et
878AboneAbone Ol

Yeniler

Hoşunuza Gidebilir