Daha Güzel Doğa Fotoğrafları İçin 15 İpucu

3

Merhaba sevgili günce dostu okuyucu. Bu sefer blogun genel konularının biraz dışına çıkarak aslında uzun zamandır sitede yer almasını istediğim bir konuda ahkam kesiyorum: Doğa Fotoğrafçılığı.

Seyahat etmeyi, doğayı ve fotoğraf çekmeyi seviyorsanız kameranızı otomatik ayarından çıkarıp bazı teknik konulara dikkat etmelisiniz. Böylece gittiğiniz yerlerden çok daha etkili, estetik ve keyifle paylaşacağınız anılarla ayrılabilirsiniz. Binbir zahmete girip, hazırlık yapıp Norveç fiyordlarına, Fransa’nın lavanta tarlalarıyla ünlü bölgelerine, Afrika’nın savanalarına kadar gidip sıkıcı ve sıradan fotoğraflarla eve dönmeyi kim ister ki? Bu yazıda yer alan basit ipuçlarına dikkat ederek daha güzel doğa fotoğrafları ile eve döneceğinizden hiç şüphem yok.

Yazıda bazı fotoğrafçılık terimleri ile karşılaşabilirsiniz. Enstantane, diyafram, iso gibi kavramlar size çok yabancı görünüyor ise temel fotoğrafçılık eğitimi almayı veya piyasada bulunan çok sayıda kitaptan kendiniz için en uygununu seçerek bilginizi pekiştirmenizi öneririm.

1) NET ALAN DERİNLİĞİNİ ARTTIRIN

f22 ve 1/200 enstantane ile en yakından uzağa her bölge net olacaktır. | Karadağ, Virpazar
f22 ve 1/200 enstantane ile en yakından uzağa her bölge net olacaktır. | Virpazar, Karadağ

Bazı durumlarda net alan derinliğini dar tutmak gerekse de doğa fotoğrafçılığında genel kanı kadrajda görünen her şeyin odaklanmış ve net olması gerektiğidir. Bunu başarmanın en kolay yolu küçük diyafram (büyük diyafram sayısı) kullanmaktır. Diyaframınızı ne kadar çok kısarsanız net alan derinliğiniz de o kadar artar. Diyaframınızı f20 – f22 gibi değerlere kadar kısmaktan çekinmeyin.

Kısık diyafram objektiften içeriye giren ışığı azaltacaktır. Bunu dengelemek amacıyla yüksek iso ve/veya uzun enstantane kullanmanız gerekeceğini unutmayın. İsoyu yükselterek kumlanma riskini almamak için enstantaneyi arttırmayı tercih ederim.

2) ÜÇAYAK KULLANIN

En güzel doğa fotoğrafları için tripod kullanımı önemli.
En güzel doğa fotoğrafları için tripod kullanımı önemli.

Diyaframı kısıp enstantaneyi yükselterek çekim yaparken olası titremeler sebebiyle net fotoğraflar almanız zorlaşacaktır. Kameranın çekim boyunca sabit kalması için üçayak kullanmalısınız. Işığın çok düşük olduğu gündoğumu öncesi, sonrası ve gece çekimleri için üçayak yanında çekim yapmak için uzaktan kumanda veya denklanşör kablosu kullanmayı düşünebilirsiniz. Böylece denklanşöre basarken meydana gelen az da olsa titremenin önüne geçersiniz.

Rüzgarlı havalarda üçayağın sabit durması için çoğu modelde bir kanca bulunur. Buraya bir ağırlık bağlayarak yere daha sıkı basmasını sağlayabilirsiniz.

3) ODAK NOKTASI BULUN

Bu karede odak noktası sağ köşede bulunan Güneş. | Rudnik, Sırbistan
Bu karede odak noktası olan sağ köşedeki Güneş gözü kendisine çekiyor. | Rudnik, Sırbistan

Her fotoğrafın kompozisyonunda bir odak noktası olmalıdır. Özellikle doğa fotoğraflarında odak noktası yok ise çok düz ve boş bir kare ile karşılaşırsınız. Bu tür fotoğraflar izleyicinin gözünü ordan oraya sürükleyerek bir noktaya sabitlenmesini engeller. İnsanların büyük çoğunluğu bu tür fotoğraflara çok kısa süre bakıp geçerler.

Doğa fotoğraflarında odak noktası çok farklı objelerden oluşabilir. Ormanın içindeki terkedilmiş bir bina, soluk bir ovada çiçek açmış bir ağaç, böcek, kaya veya bir gölge bile olabilir. Fotoğrafınızı çekmeden önce kafanızda kompozisyonunuzu belirlerken bir odak noktası seçmeyi alışkanlık haline getirin.

Odak noktanızı seçmeniz tek başına yeterli olmayacaktır. Seçtiğiniz odak noktanızı kadraja doğru bir şekilde yerleştirmeniz gerekir. Bunun için kullanılan genel kural “Altın Oran”dır. Basitçe kadrajınızı yatay ve dikey 2 çizgi ile eşit 3 parçaya bölün. Çizgilerin kesiştiği noktaya vurgulamak istediğiniz konuyu denk getirmeye çalışın.

4) ÖN PLANI BOŞ BIRAKMAYIN

Ön plan doğa fotoğrafçılığı
Ön plandaki bitkilerin varlığı konuya derinlik veriyor. | Delta Amacura, Venezuela

Aslında sadece ön plan değil, doğa fotoğraflarında ön, orta ve arka plan olmak üzere en az 3 bölgeyi düşünerek sıradan fotoğrafları harika fotoğraflara çevirebilirsiniz. Çıktığınız doğa yürüyüşü sırasında dümdüz bir ovaya geldiniz ve uzakta uzanan, üstü karlı bir dağı fotoğraflamak istediğinizi varsayalım. Bir çok kişinin düştüğü hatayı tekrarlayarak sadece dağı kadrajınıza alırsanız nurtopu gibi sıradan bir kareyle eve dönersiniz. Bunu önlemenin en güzel yol ön plana bir ilgi noktası eklemektir. Böylece fotoğrafınıza bakanlara asıl konuya gözlerini ulaştırmak için bir giriş noktası eklemiş ve derinlik algısı yaratmış olursunuz.

5) GÖKYÜZÜNÜ İNCELEYİN

Bulutların olduğu dinamik gökyüzü fotoğrafta daha geniş yeri hakediyor. | Delta Amacuro, Venezuela
Bulutların olduğu dinamik gökyüzü fotoğrafta daha geniş yeri hakediyor. | Delta Amacuro, Venezuela

Kadrajınızın ön planında uygun bir obje, ortasında asıl değinmek istediğiniz konunuz olduğunu varsayalım. Bunun dışındaki üçüncü elementimiz de büyük çoğunlukla gökyüzü olacaktır. Doğa fotoğraflarında baskın olan bölüm ya ön plan ya da gökyüzüdür. Birinden birisi baskın değilse sıradan ve sıkıcı bir fotoğraf çekmeniz olasıdır.

Çekim yaparken düz, bulutsuz, sıkıcı bir gökyüzü varsa bu bölümü karenizin üstteki 1/3’lük bölümünü dolduracak şekilde ayarlamaya çalışın. Bu durumda ön planın daha çekici olması gerekir.

Buna karşın gökyüzü çeşitli şekillerde bulutlarla kaplı ise daha dramatik görüntüler için karenizde daha çok yer kaplamasını sağlayın. Fotoğrafınız gökyüzü ağırlıklı ise çekim sonrasında veya polarize filtre ile çekim esnasında kontrast ve renkleri canlandırmayı deneyebilirsiniz.

6) ÇİZGİLERİ KULLANIN

İki yeşil bambu perspektif yaratarak gözü asıl konuya kaydırıyor. | Orinoco Delta Lodge, Venezuela
İki yeşil bambu perspektif yaratarak gözü asıl konuya kaydırıyor. | Orinoco Delta Lodge, Venezuela

Kadrajınızı planlarken fotoğrafınıza bakacak kişilerin gözlerini nasıl yönlendirmek istediğinizi de düşünmelisiniz. Ön planı boş bırakmamak gözü yönlendirmenin bir yoludur. İzleyiciye kılavuz çizgiler sunmak oldukça kuvvetli yönlendirme sağlar.

Kadrajınızda kullanacağınız çizgileri hafife almayın. Derinlik, büyüklük algısı yaratmanın yanında çizgiler kendi başına ilgi odağı olabilir.

7) HAVA DURUMUNU KONTROL EDİN

Karanlık bulutlar dramatik bir hava yaratıyor. | Güney Karayip Denizi
Karanlık bulutlar dramatik bir hava yaratıyor. | Güney Karayip Denizi

Fotoğraf çekmek için en iyi zaman nedir sizce?

“Herkesin evde oturmak istediği zaman!”

Fotoğraf çekmeye yeni başlayanların en büyük hatası güneşli, açık havaların heyecanına kapılıp fotoğraf çekmeye çıkmalarıdır. Unutmayın ki gözünüze güzel görünen, size heyecan yaratan her görüntü kamera tarafından aynı şekilde algılanmaz. Güneşin parladığı, dümdüz, masmavi gökyüzünün olduğu kareler derinlikten yoksun, düz ve sıkıcı olacaktır.

Güneşli mavi gökyüzü dışında tüm hava şartları fotoğraf çekmek için idealdir. Fırtına, rüzgar, sis, devasa kara bulutlar, yağmurun hemen ardından ortaya çıkan gökkuşağı, gün doğumu – batımı gibi hava şartlarını karenize dahil etmeyi deneyin. Dinamik ve etkileyici fotoğraflar çektiğinizi gördükten sonra bana hak vereceğinizden eminim.

8) ALTIN SAATte çekim yapın

Altın saatler doğa fotoğrafçılarının vazgeçilmezidir. | Orinoco Delta, Venezuela
Altın saat doğa fotoğrafçılarının vazgeçilmezidir. | Orinoco Delta, Venezuela

Konusunda uzman doğa fotoğrafçılarının büyük çoğunluğu gün içinde fotoğraf çekmez. Kulağa ilginç geliyor değil mi? Ufak bir araştırma yapın ve sizi en çok etkileyen doğa fotoğraflarının günün hangi saatinde çekildiğini inceleyin. Bana hak vereceksiniz.

Güneş ufuktan doğduktan hemen sonra ve ufuktan batmadan az önce ortaya çıkan yumuşak, sıcak, kırmızı, turuncu ışığın oldu vakit fotoğrafçılar arasında “Altın Saat” olarak nitelendirilir. Bu saatlerde ışık son derece yumuşak olur. Daha büyük gölgeler sayesinde ilginç dokular ortaya çıkar, fotoğrafın iki boyutlu doğasına derinlik eklenir.

9) HAREKETLİ KARELER ÇEKİN

Çok klasik olsa da akan suyun hareketsiz olmasını kimse istemez. | Tobago Adası
Çok klasik olsa da akan suyun hareketsiz olmasını kimse istemez. | Tobago Adası

Doğa fotoğrafı denildiğinde akla ilk gelen görüntüler çoğunlukla sakin, huzur dolu, durağan bölgelerdir. Gerçekte durum bunun tam tersidir. Fotoğraflarınızı daha ilgi çekici ve dinamik kılmak için doğanın hareketliliğini kullanmaktan çekinmeyin.

Derenin, şelalenin suyu, rüzgarın savurduğu kumlar, kıyıya vuran dalgalar, göç eden kuşlar fotoğraflara hareket katmak için harika seçeneklerdir. Doğanın hareketini fotoğrafa yansıtmak için uzun enstantane kullanmalısınız. Bazı durumlarda bir kaç saniyelik pozlamalar dahi kullanmanız gerekebilir. Uzun enstantane çok fazla ışık anlamına geldiği için düşük iso, kısık diyafram ve/veya ışığı azaltacak uygun filtre (ND, polarize vs…) kullanmalısınız. Bunun yanında ışığın az olduğu gün doğumu ve gün batımı saatlerinde çekim yapmayı da düşünebilirsiniz.

10) UFUK ÇİZGİSİNE DİKKAT EDİN

Ufuk çizginiz düz, keyfiniz bol olsun :) | Antigua Adası
Ufuk çizginiz düz, keyfiniz bol olsun 🙂 | Antigua Adası

Kafanızda kompozisyonu belirlediniz, odak noktanıza karar verdiniz, vizörü gözünüze yasladınız, gerekli ayarları yaptınız ve denklanşöre bastıysanız çok önemli bir noktayı atladınız demektir: “Ufuk Çizgisi!”

Ufuk çizginiz düz mü? Fotoğrafı çekip eve döndükten sonra bilgisayarda ufuk çizgisini düzeltmeniz oldukça kolay. Yine de bunu çekimde düzeltmeniz çok daha kolay ve öğreticidir.

Ufuk çizginiz nerede? Genel kompozisyon kurallarına göre ufuk çizgisinin yeri ya üstteki ya da alttaki 1/3’lük çizgidir. Fotoğrafın tam ortasında yer alan ufuk çizgisi görmek son derece nadirdir.

Fotoğrafçılığın en sevdiğim kuralı kuralları yıkmaktır. Buna rağmen kompozisyonumda gerçekten etkileyici, kuralı yıkmamı gerektirecek kadar güçlü bir durum yoksa ufuk çizgisi için altın kurala uymaya özen gösteriyorum.

11) BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRİN

Bazen sadece yere yaklaşmak tüm kompozisyonu etkiler. | Bambu Katedrali, Trinidad Adası
Bazen sadece yere yaklaşmak tüm kompozisyonu etkiler. | Bambu Katedrali, Trinidad Adası

Bu kuralı sadece fotoğraf çekerken değil günlük hayatınızda da karşılaştığınız durumlarda kullanmaktan çekinmeyin. Seyahat tutkumuzun temelinde de Dünya’ya, insanlara, olaylara karşı bakış açımızı zenginleştirmek yatmıyor mu?

Seyahat ederken yol kenarlarında yer alan manzara noktalarında kısa bir mola vermeyenimiz var mı? Buralardan manzarayı izlemeye, bir kaç kare fotoğraf çekip yola devam etmeye bayılırım. Aracınızdan inip etrafı izledikten sonra kameraya sarılıp bir kaç zoom yapıp, biraz sağa, biraz sola baktıktan sonra çekilen fotoğrafların son derece sıkıcı olduğunu da söylemek zorundayım. Arşivimdeki pandora klasöründe bu fotoğraflardan bol miktarda bulunuyor.

Gerçekten fotoğraf çekmek için çıktığınız yolculukta bundan daha iyisini yapabilirsiniz. Manzara izleme noktasında durmuş olsanız bile çevreye biraz göz atmakla işe başlayın. Kendinizi tehlikeye atmadan biraz yamaçtan aşağı inmeyi düşünebilirsiniz. Farklı bir açı yakalayacağınız bölgeleri tespit etmek için etrafta biraz gezinin. Bulunduğunuz yerde hareket etmeniz çok mümkün değilse en azından yere yaklaşmayı veya bir duvarın, kayanın üstüne çıkmayı deneyin.

Çekim yapmayı düşündüğünüz yeri keşfe çıkın. Genelde size ilk heyecan veren ve gözünüze güzel görünen nokta yanlış noktadır. Biraz sağa sola yürüyerek, açınızı değiştirerek çok daha etkileyici noktalar bulacağınızdan emin olabilirsiniz.

12) POLARİZE FİLTRE KULLANIN

Sağ tarafta polarize filtrenin etkisini görebilirsiniz. | Fotoğraf: PiccoloNamek
Sağ tarafta polarize filtrenin etkisini görebilirsiniz. | Fotoğraf: PiccoloNamek

Doğa fotoğrafçıları polarize filtresiz çekim neredeyse hiç yapmazlar. Bunu öğrendiğimde uzun zamandır kamera çantamda taşıdığım polarize filtrem aklıma gelmişti. Neden sık sık kullanmadığımı ben de pek bilmiyorum.

Polarize filtre tıpkı güneş gözlükleri gibi güneş yansımalarını keser ve renk yoğunluğunu arttırır. Bu sebeple daha güzel doğa fotoğrafları çekmek istiyorsanız polarize filtre kullanmalısınız. Özellikle mavi gökyüzünde polarize filtrenin etkisini hemen hissedebilirsiniz.

13) DOĞANIN İÇİNDEKİ İNSAN

Doğanın içindeki insan izleyicinin o bölge ile empati kurmasını sağlar. | Brezovica, Rudnik
Doğanın içindeki insan izleyicinin o bölge ile empati kurmasını sağlar. | Brezovica, Sırbistan

Harika doğa fotoğrafları sadece görenleri hayrete düşüren yeryüzü şekilleri, dehşet dolu hava olayları ve etkileri, nefes kesen gün batımı demek değildir. Bulunduğunuz kanyonda, ovada, dağın yamacında doğanın kendisi kadar onun bir parçası olan insan da yer alabilir.

Fotoğraflarınıza insan figürü ekleyerek izleyicide çekilen yerde bulunma hissi uyandırabilirsiniz. Bu aynı zamanda çektiğiniz fotoğrafa bir canlılık da getirecektir. Doğa fotoğrafı çekmek isterken bir anda portre çalışmaya başlamanızı söylemiyorum tabii ki. Kamera ile asıl konunuzun arasında, kompozisyonun dengesini bozmayacak şekilde insan figürünü eklemeyi deneyin.

14) JPEG YERİNE RAW FORMATINI SEÇİN

RAW formatında çekim yapmak benim de uzun süredir ihmal ettiğim bir seçenek. Konu doğa fotoğrafı olunca kaydettiğiniz dosyalarda hiç bir veri kaybı olmasını istemezsiniz. Bu konuda kural çok basit, doğa fotoğrafı çekerken her zaman raw formatında çekim yapın. Daha sonra bu fotoğrafları Adobe Camera RAW veya benzeri bir program ile işleyip isterseniz jpeg olarak kaydetmeniz de mümkün.

15) İLHAM ALIN

Hepimizin ceplerine kadar girmiş olan internetin en büyük nimeti bilgiye ulaşmak değil midir? Bunu fotoğraf için de kullanmak mümkün. Basit bir arama ile konusunda oldukça iyi, ilham alacağınız çalışmalara sahip çok sayıda fotoğrafçı bulmanız mümkün. İnstagram kullanmayı bu sebeple çok seviyorum.

Eğer gerçekten doğa fotoğrafçılığı ile ilgilenmek istiyorsanız bu konun duayeni olarak kabul edilen ve tüm zamanların en iyi fotoğrafçısı denilen Ansel ADAMS‘ın çalışmalarına mutlaka göz atmanızı öneririm.

Paylaş
Önceki İçerikDoğada Keneden Korunma Yolları
Sonraki İçerikYol Sohbetleri – Gürkan GENÇ
Güneş AKDOĞAN
10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım. Google+

3 YORUM

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Adınızı yazın