Booking.com

Acemi Gezgin Hataları ve Çözümleri

Hayalini kurduğunuz uzun bir seyahate çıkmak gerçekten fazlasıyla heyecan vericidir. Çantanızı toplarsınız, belgeleri kontrol edersiniz, havaalanına ya da otostop için yola çıkarsınız, başlangıç noktanıza varırsınız. İşte özgür bir hayatın ilk adımları, heyecan kaplı gezgin bir ruh daha yollara çıkıyor. Sırtınızda çanta, önünüzde uzanan macera dolu yolculuk, keşfedilmeyi bekleyen sokaklar, dağlar, ovalar, barlar, partiler, hayatlar ve daha ne hayaller, ne umutlar. Yepyeni bir dünyaya ve hayata adım atan acemi gezgin ilk haftalarda yaşadığı heyecanı daha sonra kolay kolay bulamaz. Bu yüzden korkuyla karışık heyecanlı anların tadını çıkarmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Başıma gelmese böyle tavsiyelerde bulunmam.

Bir süre sonra göreceksiniz ki yolculuğun kendisi sürekli öğrenilmesi gereken detaylarla dolu. Ben de bazen acıyla bazen kendime gülerek acemi gezgin sürecimde çeşitli tecrübeler edindim. Yolun derslerinden bir bir geçmek için elimden geleni yaptım. Bunca zamandan sonra geriye bakarak yaptığım hataları, diğer acemi gezginlerden gördüklerimi bu yazıda derlemeye çalıştım. Acemi gezginler yola çıkmadan önce buradaki tavsiyelere dikkat ederlerse daha rahat, az dertli bir yolculuğa adım atmanın keyfini de sürebilirler.

Çok Fazla Eşya Taşımak

İki gün sonra eşyaların yarısını ardımda bıraktım.

Aylar, yıllar boyu seyahat edenlerin mottosu hep aynıdır: “Seyahat deneyimi arttıkça çantadaki eşyalar azalır!”

İlk kez uzun bir yolculuğa çıkan, şehirleri dolaşarak hostellerde konaklamayı planlayan acemi gezginlerin çantalarında 5 çeşit pantolon, 2 diş fırçası – macunu, 10 tane don, 4 elbise taşıdığını gördükçe içim acıyor. Ben de ilk uzun yolculuğuma çıkarken çantamın her yerini doldurmuş, sağından solundan sarkan eşyalarla boğuşmuş ve yetmemiş olsa gerek ki toplam iki çanta taşımıştım. Yolun yarısında eşyalarımın da yarısını sağda solda bırakmak zorunda kaldım.

Çözüm: Seyahatiniz boyunca tüm eşyaları sırtınızda taşıyacağınızı unutmayın. Yanınıza sadece ve sadece gerçekten ihtiyacınız olan eşyaları almaya çalışın. Yedek eşyaları almadan önce gittiğiniz yerden temin edebileceklerinizi elemeye çalışın.

Çok Fazla Elektronik Eşya

Bir tablet, bir telefon yeter her şeye. | Fotoğraf: Jeremy Keith

Teknoloji günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. 21. yy’da yaşıyoruz. Her ne kadar doğada yaşamı savunsam da bunu mağara devrine çevirmek de gerekmez. Buna rağmen acemi gezginlerin ihtiyaçlarından fazla elektronik cihazla seyahat etmesi beni hep düşündürmüştür. Her bir cihaz çantada yer kaplar, ağırlık yapar, yanında gelen kabloları, şarj ihtiyacı, çantanın karmaşasında kırmadan taşıma zorluğu, çalınma riski gibi sorunları da yanında getirir.

Çözüm: Benim gibi internet üzerinden devam eden bir işiniz yoksa çoğu teknolojik ihtiyacınızı güçlü bir akıllı telefon ya da ortalama bir tablet ile giderebilirsiniz. Amacınız hatıra fotoğraflar çekmek, müzik dinlemek, adres bulmak, mesajlarınızı ve e-postalarınızı kontrol etmek ve hatta blogunuza yazı eklemek ise en fazla bir tablet, yedek hafıza kartı / taşınabilir harici disk işinizi fazlasıyla görecektir.

Gerçekten bilgisayara ihtiyacınız olursa (seyahat ederken sunum hazırlamak, rapor çıkarmak gibi abidik işleriniz olur mu, bilemiyorum) çoğu hostelde bulunan ortak bilgisayarı kullanabilir ya da şehirlerde bulunan internet kafelerden faydalanabilirsiniz.

Çok Erken Rezervasyon Yapmak

Yola bir kere çıktığınız zaman yaptığınız planların sürekli değiştiğine de tanık olacaksınız. Yürüyerek seyahat ederken bile bir gün önce yaptığımız rota ertesi gün tamamen değişebiliyordu. Esnek olmak uzun seyahatlerin ilk şartlarından birisidir.

Çözüm: Bulunduğunuz yerden bir sonraki durağınız için gerekli rezervasyon ve yolculuk planını yapın. Bir ay sonra varmayı planladığınız yere dair rezervasyon yaparsanız ya yol boyunca karşınıza çıkacak alternatifleri değerlendiremezsiniz ya da yaptığınız rezervasyonu iptal ederek gereksiz masraf yaparsınız.

Kötü Yol Arkadaşı

Dedemden öğrendiğim çok değerli bir söz vardı: “Birini tanımak istersen birlikte ya yemeğe ya da yolculuğa çıkmalısın!” En iyi arkadaşınızın aynı şekilde iyi bir yol arkadaşı olacağına inanıyorsanız bu düşüncenizi tekrar gözden geçirin. İyi bir yol arkadaşı sizinle ortak önceliklere sahip, iletişim beceresi sağlam, açık fikirli ve değişikliklere uyum sağlayan kişidir.

Çözüm: Uzun bir seyahate çıkmadan önce aday yol arkadaşınız ile birlikte bir kaç haftalık tatil yapmak iyi bir fikirdir. Yolculuğun yaratabileceği stres yüzünden en iyi arkadaşınızı kaybetmek istemezsiniz.

10 Günde 1500 Ülke

Fotoğraf: Selena N.B.H.

Acemi gezginler arasında gözlemlediğim en genel sorun gittikleri yerde her şeyi görme çabasıdır. İlk yolculuğunuza çıkmadan önce kim ne derse desin gittiğiniz yerde “görülmesi gereken” her yeri, her “görülmesi gereken” şehri “görmek” için oradan oraya koşturacağınıza adım gibi eminim. Bunu yapın, günlerce yaptığınız araştırmalar sonucu aldığınız notların üstüne birer birer çizgi çekmek için oradan oraya koşturun. 10 günde 1500 ülke “görmenin” gururunu yaşayın.

Çözüm: Tatmin olduktan sonra biraz sakinleşip yavaşlamaya çalışın. Oradan oraya koşturup sadece görmek, iki fotoğraf çekip bir sonraki noktaya yetişmekten vazgeçince yepyeni bir deneyimle tanışacaksınız. Bulunduğunuz yerin tadını çıkarın, şehir merkezinde bir kafede oturup yerel içeceklerin tadına varın, bir parkta oturup etrafı izleyin, sokaklarda aylak aylak dolaşmayı deneyin. “Görme”yi bir kenara bırakın, gittiğiniz yeri yaşamaya, koklamaya, dokunmaya çalışın.

Yetersiz Aşı ve Sigorta

“Bana bir şey olmaz yeaa!!!” O kadar çok acemi gezginden bunu duyuyorum ki, her seferinde içim acıyor. Seyahat edin ya da hayatınızı evden çıkmadan yaşayın, yine de farketmez. Sağlık her zaman önce gelir. Düzenli hayatınızda, şehrinizde veya seyahat ederken dünyanın bir ucunda başınıza bir bela, kaza, hastalık gelme ihtimali neredeyse aynıdır. Hatta evinizden uzakta, tanımadığınız, bağışıklık sisteminize yabancı bir coğrafyada riskler çok daha fazla olabilir.

Çözüm: Bu yazıyı okuyorsanız size kesin tavsiyem “bana bir şey olmaz”cılığı bir kenara bırakın. Seyahat edeceğiniz yerle ilgili gerekli aşıları, seyahat sigortanızı yaptırın.

Detaylı bilgi için: Seyahat Sağlığı Merkezleri ve Seyahat Aşıları

Kitaplara – Bloglara Takılı Kalmak

Kitaplardan, popüler noktalardan uzaklaşmayı unutmayın.

Gideceğiniz yer hakkında lonely planet kitabını baştan sona okuyarak, bloglarda “X yerde mutlaka görülmesi gereken yerler” başlıklarını tek tek not alarak seyahat etmeyi düşünüyorsanız üzgünüm ama büyük bir hata yapıyorsunuz. Bu kaynaklara takılıp kalarak yapacağınız seyahat size kalabalık meydanlar, pahalı yemek ve konaklama seçenekleri, gereksiz yere abartılmış yerler ve (bunu yazmak zorundayım) aynısından yüzbinlerce kez paylaşılan selfilerden başka bir şey sunmayacaktır.

Burada beni linç etmeden önce yanlış anlamaları gidermek istiyorum. Rehber kitaplar ve seyahat blogları rotanızı oluşturmanıza ve gideceğiniz yerle ilgili fikir almanıza kesinlikle yardımcı olur. Yine de burada yazılanlara harfi harfine uymak zorunda değilsiniz.

Çözüm: Kaldığınız hosteldeki diğer gezginlerden, kafeteryadaki garsondan alacağınız bilgilerle çok daha az bilinen fakat harika yerler keşfetmeniz mümkün. Unutmayın; dünyanın en güzel yerleri henüz kitaplarda, bloglarda yazılmayan yerlerde saklıdır!

Uygun Mevsimi Beklemek

Seyahat denilince aklınıza hemen tropik kumsallar, güneş banyosu, plajda dolunay partileri geliyorsa gezegene ve coğrafyaya dair bildiklerinizi tekrar gözden geçirmenizi öneririm. Dört mevsim seyahat etmek mümkündür ve bana sorarsanız gereklidir. Çoğu popüler destinasyona gitmek için yüksek sezonun bitmesini bekleyebilirsiniz. Kalabalıktan arınmış, fiyatlar normale dönmüş, sakin ve keyifli zamanlarda seyahat etmeyi öğrenmek yol deneyiminizi kesinlikle arttıracaktır.

Çözüm: Sezon dışı ile yüksek sezon arasında kalan zamanları yakalamaya çalışın. Böylece sezon dışı fiyatlara ve sakinliğe yüksek sezona yakın hava şartlarında ulaşabilirsiniz.

Yepyeni Ayakkabı ile Yola Çıkmak

İlk kez uzun süreli seyahate çıkanların neredeyse hepsi bu hataya düşer. Yolculuğu için özenle seçtiği, yepyeni ayakkabısını ilk giydiği gün havalimanına giderek yolculuğuna başlar. Uzun bir yolculuğun ardından uçaktan iner, şehir merkezine ulaşır ve sırtında çanta ile hostelini bulmak için bir kaç saat daha etrafta dolaşmak zorunda kalır. Tüm bu sürecin sonu ise vuran ayakkabı, su toplayan ayaklar, kısacası acıyla alınan yolculuk dersidir.

Çözüm: Yolculuğa çıkmadan önce yeni ayakkabınızı en az bir hafta kullanın. Ayakkabınız açılsın, ayağınız alışsın. Eğlenmeye, gezmeye gittiğiniz yerde acıyan ayaklarınızın gazabına uğramayın.

Dosyaları Yedek Almamak

Bir haftalık Batum seyahatimde çektiğim fotoğraf ve videoları diskte oluşan bir hata yüzünden kaybettim. Acısı halen tazedir. Başıma gelen ilk ve son dijital kaza oldu. Deneyimden ders çıkarın ve benim acımı yaşamamak için dosyalarınızın yedeklerini alın.

Bu konuda detaylı bilgi almak için: “Fotoğraflarınızı Güvende Tutun

Yeterli Sıvı Almamak

LifeStraw kullanımı basit, ucuz, hafif ve etkili su arıtma sistemidir.

Çiçeği burnunda gezginlerin en tırstıkları konuların başında bilinmeyen tatlar geliyor fakat su tüketimi hep gözardı ediliyor. Seyahatin heyecanı ile sıcak havada saatlerce şehir turu atarken su içmeyi unutan ve bu yüzden sorun yaşayan o kadar çok kişi var ki.

Çözüm: Dehidrasyon yüzünden sağlık sorunları yaşamak istemiyorsanız düzenli su içmeyi alışkanlık haline getirin. Her gittiğiniz yerde bedava diye çeşme suyunu tüketmeyin. Seyahat ettiğiniz bölgeye göre şişe sularını tercih edebilir veya yanınızda pratik filtre cihazı taşıyabilirsiniz.

Taşınabilir ve pratik: LifeStraw Su Filtre Cihazı

İlginizi Çekebilir!

Seyahat Ederken Yabancı Dil Bilmek Şart mı?

En sık sorulan sorular listemde zirveyi zorlayan bir soruyla daha karşı karşıyayız: “Yurtdışında seyahat etmek …

2 Yorumlar

  1. Hiç yapmadığım hata ayakkabı seçimi, kimsenin dikkat etmediği ancak en önemli meselelerden biri bence. Çünkü ayakta bir sıkıntı, bütün tatili mahvedebiliyor.

    Yaptığıma pişman olduğum en büyük hata, arkadaşımla seyahatti. Seyahatin berbat olmasını geçtim, döndüğümüzde arkadaşlık seviyemiz de değişmişti.

    Diğer güzel tespitler için de teşekkürler. Keşke tecrübe edilmeden okuyarak öğrenebilirseydik.

  2. Harika bir yazı olmuş Güneş, fakat en fenası kötü yol arkadaşı seçimi, gerisi bir şekilde halloluyor (:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir