Uzun zamandır yaşadığım evim.

Yolda Olmak – Yolda Ölmek

Özgürlüğe, bireysel anarşiye atılan adımın ilk haftası. Özüne uygun bir kaosla başlayan planlamalar. On yıldır süregelen hayalin fiziksel gerçekliğe dönüşmesi.

Kendi gibilerin arasına katılmak amacıyla alınan kararın, kendi zıtları tarafından yaratılması kaos ve ironiyi taşıyor. Zıtlıklar tekilliğe sürükleniyor. Sonuç tam da beklendiği üzere notrleşme – hiçleşme ile kendini ortaya koyuyor.
Böylece varılan yolda herşey anlamını yitirerek kendine dönüşüyor. Hiçliğin içinde var olabiliyor.
Yolun başlangıcı internet ağındaki çoğul sorgulamalarda varlığını gösteriyor. Bahar gelene kadar gönüllü olacak, iç sesimi dinleme fırsatı yaratacak yerler dışarıdan gelen isteklere kapalı.
Sorular soruluyor, cevaplar alınıyor. Ruhu çağıran mekan ortaya çıkıyor. Uzaklardan, yalıtılmış ve yalınlaşmış bir gerçeklikten çağrıya cevap geliyor. Boshko için her varlık tekilliği ile önem arz etmekte. Gel diyor, kapı açık. Zamanın önemini yitirdiği, tekil anarşiye adanmış, edebiyat ve sanatın yalın, cesur, dürüst yaşantısına buyur ediyor çağrılmak isteyenleri.

Porodica Bistrih Potoka

Beden mekandan ayrılıyor. Zamanı yok etmek ve soyutlanmak adına. Aidiyet duygusunun anlamını yitirdiği gerçeğini kabul etmek atılan en büyük adım. Geriye kalan ise sadece ilerlemek. Zamana kapılmadan, mekana ait olmadan var olabilmek. Ne büyük bir mutluluk ve özgürlük hissi.

Yolun başlangıç anı büyük patlamayı kıskandıracak denli karmaşık hisler barındırıyor. Var olabilecek tüm hisler, duygular, düşünceler bir anda göğüs kafesinin tam ortasında buluşuyor. Herşey anlamını yitirdiği anda kendi manasını buluyor. Korku, sevinç, heyecan, üzüntü, cesaret, merak, mutluluk, coşkunluk, sakinlik… Her durum zıttı ile buluşuyor. Zıttını tanımaya başlıyor. Hareket etme zamanı geldiğinde ise hepsi birden vücudun dört bir yanına dağılıyor. Uçağa binmeden az önce eller, ayaklar titriyor. Kocaman bir boşluk her yanı dolduruyor.

Varış noktasında var olan hiçliğe atılan ilk adım ve derin bir nefes bir anda tüm hisleri vücudun dışına savuruyor.

BÜYÜK PATLAMA ANI, YENİDEN YARATILIŞ ZAMANI.

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

SIK SORULAN SORULAR

Sitemin iletişim bölümünden ve sosyal medya hesaplarımdan aldığım mesajlara elimden geldiğince çabuk ve detaylı cevap …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir