Malezya Cameron Highlands | Emre DURMUŞ
Malezya Cameron Highlands | Emre DURMUŞ

YOL SOHBETLERİ – EMRE DURMUŞ

Uzun bir aradan sonra “Yol Sohbetleri” bölümüne devam ediyorum. Bu sefer sadece yolculuk yapmakla yetinmeyip gittiği yerlerde fotoğrafçılık, sokak gösterisi, bileklik satmak gibi değişik işlerle de uğraşan, anlamayı ve öğrenmeyi motivasyon sayan genç bir arkadaşla sohbet ettik: Yol Günlükleri güncesinin yazarı Emre Durmuş.

Emre’yi Japonya’da olduğu dönemde takip etmeye başladım. Dünya’nın en pahalı şehirlerinden birisi olan Tokyo’da uzun sayılacak süre gezen Emre burada konser fotoğrafçılığı da yaptı. Bir ara “Porsche“un kendisine sponsor olduğuna dair dedikodular çıktı. Konuyla ilgili açıklamasını yazının sonunda bulabilirsiniz. Çoğu kişinin görüşüne göre oldukça genç yaşta böylesine maceraya atılan Emre’nin yolculuk boyunca karşılaştığı zorlukları kabullenmesi, inatla yoluna devam etmesi ve sadece gezmekle yetinmemesi, günden güne cesaret dolu yolculuklar yapması kendisini takip etmek için yeterli sebepler olsa gerek.

Buyrun Emre DURMUŞ ile yaptığımız sohbeti okuyun. Satır aralarında sizi düşüncelere sevk edecek, cesaret verecek cümleler olduğunu benden duymuş olmayın.

Giethorn köyü, Hollanda
Giethorn köyü, Hollanda

Merhaba sevgili Emre DURMUŞ;

  • Bize biraz kendinden bahseder misin? Kimdir Emre DURMUŞ? Ne iş yapar(dı), nerede yaşar(dı), neden sırtında çanta ile ülke ülke gezer ve çok kıskandığım fotoğrafları çeker?

Merhabalar efenim, öncelikle röportaj için çok teşekkür ederim. Emre Durmuş öğrenci idi. İstanbul’da Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisiydim. Öğrencilik yıllarımda çeşitli işler yapıyordum. Bunlar genellikle part time olmak ile beraber tam zamanlı çalıştığım zamanlarda oldu. Kendi okulumun SKS departmanında çalışıyordum. Aynı zamanda freelanse olarak çeşitli etkinliklerde, TV showları arkdasında Fotoğrafçılık yapıyordum. Ayrıca bir etkinlik ajansında ‘supervisor’ dedikleri pek de anlam veremediğim bir konumda etkinlikler yapıyorduk. Yani epey yoğun bir hayatım vardı.

Sırtçantalı olmam bu yıllardan, çok öncesine lise yıllarımıa dayanıyor. Hataylıyım ve bizim orada otostop çekmek kültür halini almış durumda. Neredeyse her yere, okula, bakkala, çarşıya hep otostopla gider olmuştum. Sonra yine o yıllarda yakın arkadaşım ile beraber otostop ile Türkiye’yi gezmeye başladık. Gezi tozunu ilk o zaman yuttum. Ben çok meraklı bir insanım. Türkiye’de gitmediğim çok az şehir kalmıştır sanırım. Sonra ilk yurtdışı tecrübemde (Balkanlar, hatta ilk ülkem Sırbistan senin köyüne selam olsun) otostop çekmenin her yerde mümkün olduğunu gördüm. Ülkeye dönüp birazda yaşımın (21 idi) verdiği ‘arayış ve kendimi hayatta konumlandırma’ sorgulamarın hepsi bugün beni buraya getiren şey oldu diyebilirim.

Milyonlarca insanın aynı şeyleri yapması, aynı şeyleri sevmesi onlara öğretilen ve istemedikleri bir hayat yaşayıp ölmesi çok anlamsız ve saçma gelmeye başladı. Okuduğum kitaplar, izledim belgesel filmler çok başka yaşamların olduğunu basbas bağırıyordu. Çevremde ise bunların hiç birini göremiyordum. Bu yüzdendir bugün ülke ülke gezip Öğrenmek, Keşfetmek ve Üretmek için yol tepiyorum.

  • Şu anda tam olarak neredesin? Bulunduğun yeri ve bugünlerde neler yaptığını kısaca anlatır mısın? Bir sonraki durağın neresi olacak?

Şuan’da Japonya’nın Tokyo şehrinde kapsül bir hosteldeyim. Beni takip eden ve destek olan insanlar sayesinde burada epey dinlendim. Yakında otostop ile yola çıkıp Japonya’yı otostopla keşfetmeyi planlıyorum. Tokyo’ya gelirken bir kaç gün kalır hemen doğaya kaçarım demiştim ama ne hikmettir 45 gün kaldım bu şehirde. Japonları çok sevdim, burada yaşayan insanlar beni çok etkilidi, tanıştığım insanlar sayesinde eşsiz deneyimler yaşadım. O yüzdendir bir türlü ayrılamadım. Japonya 3 ay kalma izni verdi, sanırım o bitene kadar bu ülkede kalacağım. Daha sonra ise Kore’ye deniz yolu ile geçmeyi planlıyorum.

Endonezya'da otostop halleri.
Endonezya’da otostop halleri.
  • Sözlükte veya ansiklopedilerde yazan kavramları gözardı ederek “YOL” ve “YOLCULUK” kelimeleri için kendi tanımını yapar mısın? Bu kelimeler senin için ne anlama geliyor?

Bu soruyu cevaplamak aşk nedir sorusunu cevaplamak ile aynı benim gözümde. Herkese göre değişebileceği gibi kişinin ruh durumuna görede cevaplar değişiyor. Genel anlamda benim için şu anda ‘Yol’ diye adlandırdığım şey tamamen ‘Öğrenmek, deneyimlemek, yaşamak’

  • Uzun süreli yolculuklara çıkan bir çok kişi gibi eminim senin de yakın çevrende fikirlerini, hayallerini baltalamaya çalışanlar, gözünü korkutmaya çalışanlar olmuştur. Yolculuğa çıkana kadar bunlarla nasıl başa çıktığını anlatır mısın?

Aslında bu konuda şanslıyım sanırım ki benim öyle insanlarla uğraşacak pek vaktim olmadı. Karar verme aşaması ile yola çıkma arasında çok az zaman vardı. Yola çıktından bir süre sonra, zor zamanlar yaşayınca ; yapamıyorsun dön artık dinlen diyen çok oldu tabi. İyiki de onları dinlememişim ve bugün buradayım.

Endonezya'da parkta sabahlarken.
Endonezya’da parkta sabahlarken.
  • Biraz özeleştiri yapmanı isteyeceğim. Yaptığın yolculuklar sonrasında hayatında, davranışlarında, huyunda olumlu veya olumsuz bir değişiklik olmuştur diye düşünüyorum. Yolculuk öncesi ve sonrası kendinde gözlemlediğin değişimler nelerdir?

Annem sinirlenince hep şunu söylerdi; Bir insan 7’sinde neyse 70’inde de odur. Diye bende öyle bir şey mümkün değil anne, bazı karakteristik özellikleri değiştirmek zor olabilir ama imkansız değil. Ben de bir çok konuda kendimi yonttuğumu, yalnız seyahat etmenin bana verdiği nimetleri iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Zaten yalnız uzun süreli yolculuk yapan hiç kimse bundan kaçamaz. Mesela yalan söylemek üzerine çok düşündüm, kime sorsak ben yalan söylemiyorum der ama herkes söylüyor aslında. Beyaz da olsa yalan hiç de tahmin etmediğimiz kötü huyları besliyor. Kaybedecek olsak da dürüst olmanın verdiği vicdanı rahatlık hiç bir şeyde yok. Yalnız seyahat etmenin olumsuz yönde etkisi de oluyor. Birileri ile beraber uzun süre aynı ortamda kalamıyorum. Mesela artık bir yol arkadaşı ile uzun yola çıkmam mümkün değil.

Yola çıkmadan önce ile şimdiki Emre arasında çok fark var tabiki. Ama her şey çok taze henüz daha yolun başındayım, yaşım küçük. Öğrendiğim ve edindiğim bu tecrübeleri tam olarak sindirmeden bunu söylemek pek samimi olmazdı.

  • Yaşadığın, yetiştiğin, sokaklarını, insanlarını bildiğin çevreni ardında bırakıp aylarca hiç bilmediğin yerlerde bulunuyorsun. Uzun yolculuklar yapan bir çok kişinin bu durumla başa çıkamayıp evlerine döndüğünü duymuştum. Zaman zaman da olsa ardında kalanları özlediğin oluyor mu? Bu durumla nasıl başa çıkıyorsun?

Aslında dediğim gibi ben çok meraklı bir insanım. Bir sokağa girince, ötekinde ne var acaba diye merak ediyorum. Hal böyle olunca dur durak bilmeden gezebiliyorum. Annemi,babamı, kardeşimi ve ailecek yenen yemekleri çok özledim. Onun dışında samimi sohbetler ettiğim arkadaş çevremi özledim. Geri kalan şeyler pek de önemli değil…

Hindistan treninde bagajlarla seyahat ederken.
Hindistan treninde bagajlarla seyahat ederken.
  • Biraz da hayal dünyana inelim ne dersin? Hiçbir kısıtlamanın olmadığını düşün. Bugün hesabına milyon lira yatıyor mesela. Vize ve zaman derdin yok. En büyük yolculuk hayalini gerçekleştirmek kalıyor sana. Nereye, nasıl ve neden gidersin?

Tüm dünyada ki insanların %80’nin hayali zengin olmak geriye kalan %20’nin ise ünlü olmak. Bu genelleme öyle yada böyle doğru çıkıyor. Hal böyle olunca tüm insanları tek bir kefeye koyup kötülemenin bir anlam ifade ettiğini düşünmüyorum. Bunda kötü bir şey yok, önemli olan sana verilen o zenginliği (ün, para) nasıl yatırım yapacağın yönünde olurdu.

Dünya’da beğenmediğin yolunda gitmeyen bir şeyleri değiştirmek için mi?
Huzurlu bir hayat için mi? Sadece sevdiğin şeyleri yaparak geçirdiğin bir hayat, sevdiğin insanlar ve ‘’kaliteli’’ yaşam.

Yolda insan çok düşünüyor, bu da düşündüğüm konulardan bir tanesi. Eğer bir gücüm olsa onu nasıl kullanırdım? Ben daha yolun çok başında olduğum için kesinlikle o parayı deneyimler için harcardım. Öğrenmek için harcardım. O yüzden şu ülkeye gideyim de elimde kokteylimle 5 yıldızlı bir otelin havuz kenarında keyif yapayım diye hiç hayalim olmadı. Bunu zaten çok istersem bir şekilde yapıyorum. Yani bugün öyle bir param olsa, önce istediğim fotoğraf ve video ekipmanlarımı tamamlardım. Sonra en çok merak ettiğim yerlere Fiji, Papua, İzlanda, Sibirya, Batı Afrika, Küba, Antartikaya gider belgeseller yapardım.

 

  • Yolculukların boyunca en çok zorlandığın yer neresi oldu? Sebebini ve başına gelenleri anlatırsan çok sevinirim.

En çok zorlandığım an sanırım tam olarak hiç bir ülkeye ait olmayan toprak parçasında, Singapur ve Malezya arasında oldu. Singapur’a Endonezya’dan geldim. 5 gün kaldıktan sonra Malezya’ya bir arkadaşımı ziyarete gittim. Malezya’da iken daha henüz yeni aldığım telefonum çalındı. Morelim epey bozuldu, çünkü fotoğraflarım ve videorım hepsi onun içindeydi. Daha sonra tekrar Singapur’a geçeyim arkadaşlarımla vakit geçiririm toparlanırım yola devam ederim diye düşünüyordum. Öyle olmadı. Sınıra geldiğimde Singapur beni Türk pasaportumdan dolayı 6 saat boyunca sorguladı. Sonrada 2 yıl banladı. O sınır kapısı arasında geçen zamanımı hayatım boyunca unutmam. Henüz giden anılarımın üzüntüsünü yaşarken birde başıma bu geldi. Malezya ile Sİngapur arasındaki bir gümrük binasındaki mescid kaldım. Ertesi gün Malezya’ya tekrar geçip bir kaç gün dinlendikten sonra yola devam ettim. Bunun hakkında blogumda bir yazı paylaşmıştım. Ayrıntılı merak edenler oraya göz atabilir.

  • Son olarak bu söyleşiyi okuyanlara iletmek istediğin bir şeyler var mı? Bu kısım serbest bölge, içinden geldiği gibi yazabilirsin.

Bu yazıyı okuyan herkes yaşı kaç olursa olsun şunu söylemek istiyorum. Bu hayatta düşünebildiğin, hayalini kurabildiğin her şeyin gerçekleşmesi mümkün. Kimisi zaman alır, kimisi zor olur ama mümkün. Eğer bir şeye %99 inanırsanız onun gerçekleşmesi mümkün olmayabilir ama %100 inanırsanız imkanı yok o gerçekleşir. O yüzden inanmak en başta geliyor. Sonra üzerine çalışmak, harakete geçmek.

İkinici bir şey ise bu hayatta her şey geçici. Şuanda çektiğimiz acılar, yaşadığımız mutluluklar. O yüzden daha basit bir yaşam, az ve kaliteli insanlarla çevrenizi donatın. İhtiyacınız olmayan metaryallere yatırım yapmayın, paranızı gerçekten deneyimlere harcayın. Bu dünyada fani olmayan tek bir şey var sa oda saf sevgidir.

  • Porsche sponsorluğu hakkında kısa bir bilgi alabilir miyim? Konuyu takip etmekte zorlandım ve öncesi, sonrası hakkında gelişmeleri öğrenmekten memnuniyet duyarım.

Porcche olayı insanların böyle hayaller kurarak yola çıkmasının gerekmediğini yaptığım bir şeydi. Zaten Dünya turunda 1. yıl yazımda bunu açıklamıştım. Bir gün köyüne çay içmek dileğiyle, sevgiler 🙂

Bağlantılar

Web sitesi: http://yolgunlukleri.net
Facebook: http://facebook.com/yolgunlukleri
Instagram: https://www.instagram.com/yolgunlukleri/
Twitter: https://twitter.com/_EmreDurmus

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

Aylak İlsu Namibya, Deadvlei'de

Yol Sohbetleri: Aylak İlsu

İlsu Dirgin, takip edenlerin Aylak İlsu olarak tanıdıkları örnek alınası gezentilerden. Uzunca süredir gıptayla fotoğraflarını …

Bir yorum

  1. instagramdan takip ettiğim bir gezgin.Hayallerinin önüne geçebilen nadir insanlardan.Röportaj güzel olmuş.teşekkürler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir