cadir-kamp-kayalar

Yol Sohbetleri – Canavar’ül Velosipet

Yol sohbetleri bölümünde bu hafta bir bisiklet gezgini olan Enes ŞENSOY, nam-ı diğer Canavar’ül Velosipet konuğum oldu. Uzun yolculuğuma çıkmadan önce araştırmalar yaparken denk gelmiştim Enes’in güncesine. Özellikle İzmir çevresinde gizli, saklı yerlere ait detaylı bilgiler, haritada işaretlenmiş çeşme, kamp yeri gibi detayları görünce dikkatimi çekti ve takip etmeye başladım. Zaman içinde farkettim ki Enes, ne zaman nereden çıkacağı hiç belli olmayan, tam bir bisiklet ve kamp canavarıymış. Gittiği, gördüğü yerler hakkında detaylı ve çok değerli bilgiler paylaşmakla kalmıyor kullandığı malzemeleri, hizmetleri de inceleyerek videolar hazırlıyor. Söyleşide de belirttiği gibi paylaşmadığı zaman rahat edemiyor.

Zaman zaman “bisikletle seyahat etmeye başlasam mı?” sorusunun aklımda çakmasına en büyük sebeplerden birisi olan Enes’i takip etmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Düzenli bir yaşamın içinde köşe bucak seyahatin nasıl yapılacağı konusunda harika bir örnektir kendisi.

Merhaba sevgili Enes;

  • Bize biraz kendinden bahseder misin? Kimdir Enes? Ne iş yapar(dı), nerede yaşar(dı), neden bisikletinde çanta ile ülke ülke gezer?

Selam. Ben Enes Şensoy. Mesleğim harita teknikerliği. Tur bisikletçisiyim. İmkan yarattıkça yurtiçi ve yurtdışı kısa ve uzun soluklu, bisikletle seyahatler yapıyorum. Ayrıca kamp yapma, doğa yürüyüşü, deniz kanosu v.b. pek çok doğa sporu ile de imkanlarım doğrultusunda ilgileniyorum. Model uçak ve radyo kontrollü araçlara karşı son zamanlarda ciddi çalışmalarım oldu. Videolar çekip montajlıyorum. Kullandığım ekipmanları bir kullanıcı gözünden değerlendirip test çalışmaları yapıyorum.

2 sene evveline kadar Alaçatı Belediyesi’nde harita teknikeri olarak çalışıyordum. İstifamı verdim. Memleketim Ordu fakat gerek okul hayatı ve gerekse iş hayatı olarak memleketime hep uzak noktaları seçtim. 3 yıl kadar İzmir, Çeşme’de yaşadım. Şimdiye kadar sabit değildim diyebilirim. Muhtemelen bir süre daha böyle devam edecek.

Neden bisikletle seyahat ediyorum? Bisiklet sürmeyi seviyorum fakat ondan öte bisikletin bana hissettirdiklerini daha çok seviyorum. Yoldayken önümde kıvrılan yokuşa, karşımdan esen rüzgara, çeşme başındaki kurbağaya, sahildeki deniz kokusuna kişilik yükleyebiliyorum. Onlarla sürekli bir etkileşim içinde oluyorum. Bu da içinde yaşadığımız doğayı daha iyi hissetmemi sağlıyor. Bununla birlikte kendi gücüm ile seyahat etmek, yavaş yol almak seyahati daha rahat hazmetmemi sağlıyor.

cadir-kamp-kayalar

  • Şu anda tam olarak neredesin? Bulunduğun yeri ve bugünlerde neler yaptığını kısaca anlatır mısın? Bir sonraki durağın neresi olacak?

Şimdi memleketim Ordu’dayım. Hobilerime ve sevdiğim insanlara daha çok zaman ayırabilmek ve yeteri kadar kazanabilmek için bir iş projesi üzerinde çalışıyorum. Hava fotoğrafları ile harita üretimi. Kendi imkanlarımla küçük ölçekli bir insansız hava aracı kuruyorum. Bu iha ile yüksek çözünürlüklü haritalar üretip ihtiyacı olan kurum ve kuruluşlara hizmet satmayı amaçlıyorum.

Seyahat anlamında bir sonraki durağımı net kestiremiyorum fakat Gürcistan‘dan başlayıp Rusya’ya doğru kıvrılasım var. Dönüşü de biraz daha doğudan yapmak fena olmazdı… Ya da Karadeniz’in karşı kıyısını boydan boya pedallamak. Ama ne zaman yaparım bilemiyorum 🙂

  • Sözlükte veya ansiklopedilerde yazan kavramları gözardı ederek “YOL” ve “YOLCULUK” kelimeleri için kendi tanımını yapar mısın? Bu kelimeler senin için ne anlama geliyor?

Yolculuk bence insanı pek çok açıdan geliştiren bir olgu. Bir okul gibi… Birşeyler öğrenmeyi arzulamanız gerekmez, yol her türlü size birşeyler öğretir. En önemlisi insan olmayı öğretir bence. Yoldaki kişi daha savunmasız, daha güçsüzdür ve bu farkındalıklar yolcuyu daha cesur kılmakta. Cesur olmazsa yola çıkamaz…

deniz-kanosu

  • Uzun süreli yolculuklara çıkan bir çok kişi gibi eminim senin de yakın çevrende fikirlerini, hayallerini baltalamaya çalışanlar, gözünü korkutmaya çalışanlar olmuştur. Yolculuğa çıkana kadar bunlarla nasıl başa çıktığını anlatır mısın?

Çevrenizdeki insanlara bakın. Ne kadar gündelik hayatta bıçkın bir delikanlı, babayiğit gibi görünseler de konu seyahatten, yolculuktan açılınca pek çoğu ciddi biçimde tırsıyor. Genelde ilk cümleleri “dağ başında ne yaparsın?” “kıtır kıtır kesseler kimsenin ruhu duymaz” şeklinde olur. İçleri olumsuzluk kaynar bu insanların, ama kendi çöplüklerinde mangalda kül bırakmazlar. Aslında herşeyden korktukları için kendilerine bir mekan, güvenli bölge belirleyip öyle yaşamlarını sürdürürler.Ve gerekmedikçe de oradan ayrılmazlar. Bu yüzden cesaret davranış ve hareketlerde değil, kafada başlıyor. Kendinize güvenin, ki hayat da size doğru kapıları açsın.

Hayallerini baltamalaya çalışan insanlar ile hayallerimi gerçekleştirene kadar iletişim kurmamayı tercih ediyorum ben. Böylelikle bir daha benim adıma neyi yapıp neyi yapamayacağımı yargılayacak cüreti bulamıyorlar 🙂

  • Biraz özeleştiri yapmanı isteyeceğim. Yaptığın yolculuklar sonrasında hayatında, davranışlarında, huyunda olumlu veya olumsuz bir değişiklik olmuştur diye düşünüyorum. Yolculuk öncesi ve sonrası kendinde gözlemlediğin değişimler nelerdir?

Yolculuk kesinlikle beni daha sabırlı bir insan yaptı. Önyargılardan sıyrılıp denemeyi, tekrar denemeyi öğretti. Kişiliğimde daha çok tezcanlılık, önyargı unsurları fazlasıyla var. Bunları bastırabilmek büyük bir lütuf… Yolculuğun bana kattığı olumsuz davranış ise artık planlarımda kendimi biraz daha fazla merkeze oturtuyorum. Gerek seyahat ve gerekse projelerim olsun başkalarının önceliklerinden hep bir adım daha önde oluyor. Genel anlamda bu da iyi birşey fakat bazen hayatta köklü değişiklikleri, radikal kararları da beraberinde getiriyor.

  • Yaşadığın, yetiştiğin, sokaklarını, insanlarını bildiğin çevreni ardında bırakıp aylarca hiç bilmediğin yerlerde bulunuyorsun. Uzun yolculuklar yapan bir çok kişinin bu durumla başa çıkamayıp evlerine döndüğünü duymuştum. Zaman zaman da olsa ardında kalanları özlediğin oluyor mu? Bu durumla nasıl başa çıkıyorsun?

Elbette hayatımın belirli dönemlerinde zaman geçirdiğim mekanları ve kişileri özlüyorum. Ve imkan buldukça da bu anılarımı yenileri ile tazeliyorum. Benim için bu özlemlerimle alakalı başa çıkılacak bir durum yok. Seyahat benim için maksimum 3-6 ay arası bir zaman diliminde olabilir. Eve dönmemecesine yıllar boyu süren seyahatler bana göre değil. Tamam yeni yerler görmeyi seviyorum fakat zaman geçirmekten müthiş zevk aldığım insanlar, mekanlar, yollar da var. Ne kadar yeni film seyretsek de bazı klasikleri yüzlerce kere seyredip hep aynı tadı alabiliyoruz. Aynı durum…

  • Biraz da hayal dünyana inelim ne dersin? Hiçbir kısıtlamanın olmadığını düşün. Bugün hesabına milyon lira yatıyor mesela. Vize ve zaman derdin yok. En büyük yolculuk hayalini gerçekleştirmek kalıyor sana. Nereye, nasıl ve neden gidersin?

Açıkçası nereye gideceğimin bir önemi yok. Kafaya göre yol seçmektense, yolda illaki kafana göre birşeyler çıkıyor. Herhalde yine bisiklet ile seyahat ederdim. Görüntü kayıt ekipmanlarımı tamamlayıp seyahat belgeseli çekerdim. Yaşadığım deneyimleri paylaşamamak beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

daglar-kamp-enes

  • Yolculukların boyunca en çok zorlandığın yer neresi oldu? Sebebini ve başına gelenleri anlatırsan çok sevinirim.

Yolculuklarım boyunca her yeni ülkeye girişte ilk barınma amaçlı attığımız kamplarda zorlandım. Her ülkede tüm deneyimler sıfırlanıyor ve ne yapacağını bilemiyorsun bu da beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Bunun dışında aklıma gelen çok özel bir durum yok.

  • Son olarak bu söyleşiyi okuyanlara iletmek istediğin bir şeyler var mı?

Okurlara söyleyebileceğim sorumluluklarınızı ihmal etmeden, planlarınızı gerçekleştirebilmeniz mümkün. Bazı hayallerinizi içinizde bile yaşasanız sizi mutlu etmeye yetecektir. Bir planı, projeyi gerçekleştirmek kadar araştırma evresi de keyiflidir. En tatsız anlarınızı bile hissederek yaşayın.

Bağlantılar

Web: http://www.canavarkesifte.com
Youtube: http://www.youtube.com/c/canavarkesifte
Facebook: http://www.facebook.com/CanavarKesifte
Twitter: http://www.twitter.com/Canavar_Kesifte

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

Aylak İlsu Namibya, Deadvlei'de

Yol Sohbetleri: Aylak İlsu

İlsu Dirgin, takip edenlerin Aylak İlsu olarak tanıdıkları örnek alınası gezentilerden. Uzunca süredir gıptayla fotoğraflarını …

3 Yorumlar

  1. Harika bir yazı olmus. Canavar Keşifte’yi daha çok insanın tanıması için, bu söyleşiyi yaptığın için Güneş sana da teşekkürler.

  2. Cok keyifli bir soylesi olmus. Ozellikle kitir kitir keserler kisminda sesli guldum. SANIRIm bi an kendimi yerine koydum. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir