Şehirde Tatil Havası

Masallara, efsanelere konu olan, onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış İstanbul, Asya ve Avrupa’nın ortasında, hem coğrafik hem de kültürel anlamda kıtalararası bir köprü gibi uzanır. Burası, bir yandan tarihi dokusunu korumuş otantik bir şehirken, diğer yandan ticari ve ekonomik anlamda dünyanın en önemli metropollerinden biridir.

İstanbul’un gece gündüz bitmek bilmeyen enerjisi, şehre adımınızı attığınız anda yüzünüze çarpar. Zamanın sıradışı bir biçimde aktığı, 7/24 yaşayan, koşuşturmacanın hiç bitmediği bu şehirde stresten uzak, keyifli vakit geçirmenizi sağlayacak bir önerim var.

Kültürel bir ziyaret, alışveriş ya da bir iş gezisi… Türkiye’nin kalbinin attığı bu şehre gelmek için pek çok sebebiniz olabilir. Öte yandan İstanbul’a gelme fikriyle birlikte, aklınızda bir kaç küçük soru işaretinin de belirdiğini kabul edelim. Konaklama ve ulaşım bunların başında geliyor.

blu-balkon

The Radisson Blu Ottomare Hotel, yanıbaşınızdaki mega kente inat, Ataköy’de sakin bir güzergahta sizleri bekliyor. Bir kere ulaşım son derece kolay: İstanbul Atatürk Havalimanı’na 10 km., İDO Yenikapı feribot iskelesine ise sadece yaklaşık 5 km. uzaklıkta.
İstanbul’un tarihi dokusunu ziyaret etmek isterseniz tarihi yarımada içinde bulunan Topkapı Sarayı, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Süleymaniye ve Sultanahmet Camii ile Kapalıçarşı gibi tüm tarihi mekanlara kolayca ulaşabilirsiniz. Ayrıca büyük alışveriş merkezleri ve Florya Akvaryum gibi cazibe noktaları hemen yanıbaşınızda.

Toplantı amacıyla gelenleri The Radisson Blu otellerinin yıllara yayılan tecrübesi karşılıyor. Otelde bulunan 4 adet toplantı odası, ihtiyacınız olan tüm ekipmanlarla havuz başındaki egzotik bahçenin yanında yer alıyor. Konuklarınız için ise 21’i suite olmak üzere toplamda 133 stil sahibi oda sizleri bekliyor.

The Radisson Blu Ottomare Hotel’deki deneyiminiz, önünüze boylu boyunca serilen Marmara Denizi manzarası eşliğinde keyifli hatıralara dönüşecek.

Rezervasyon için Tıklayınız!

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir