meltemi

Sakız Adası – Çeşme

Sabah 06:30’da demir alıyoruz ve yola çıkıyoruz. Adanın güneyine indikten sonra yönümüzü doğuya çeviriyor ve yelkenlerimizi açıp apaz seyrin keyfini çıkarıyoruz. Etrafta bir çok yelkenli seyir etmekte. Bunları görmek içimi bir kez daha rahatlatıyor. Artık olumsuz düşünceleri bir yana bırakıp yelken basmanın keyfini çıkarmaya başlıyorum. Öğleden sonra rüzgar şiddetini iyice arttırıyor. Yelkenleri iyice gerip tekneyi mümkün olduğunca yatırıyoruz. Yer yer küpeşte denizle buluşuyor. Oturduğum yerden içeriye doğru baktığımda mutfak telsiz bölümündeki pencerenin suyun içine girip çıktığını görüyordum.

Paros’un kuzeyinden yol alıp Mykonos ve Naxos adalarının arasından geçiyoruz. Kuzeyde bulunan adaların aralarındaki geçitler rüzgarı yer yer şiddetlendirmekte, adaların güneyinden geçerken de doğal bir duvar gibi rüzgarı biraz da olsun hafifletmekteler. Ikaria adasına yaklaştığımızda havanın durumu uygun ve keyfimiz yerinde olduğu için adanın batısından kuzey doğuya yöneliyoruz ve orsa seyrine devam ediyoruz.

Altınkum açıklarında bir telefon haberiyle rotamızı bir kez daha değiştireceğimizi anlıyoruz. Arayan Baran’dı. Biz onları Çeşme’ye varmışlardır diye düşünürken bir sorun oluştuğunu söylüyor. Baran’ın Slovenya çıkışından sonra pasaportuna giriş işlenmediği için Sakız adası liman polis merkezinde durumunu şüpheli bulmuşlar ve Sakız adasına bizim de gelmemizi istemişler. Son bir kez daha Sakız adasına doğru rotamızı değiştiriyoruz. Sabaha karşı 05:00 civarı Sakız limanına bağlanabiliyoruz.

31 Temmuz 2006

Sakız adasında öğleden önce polis merkezinden gelip bizi pasaport kontrolü için araçla alıyorlar. Türkiye kıyılarına iyice yaklaşmış olduğumuzdan dolayı burada kontroller daha sıkı tutuluyor. Bize buraya kadar Yunanistan girişi yapmadan nasıl geldiğimizi soruyorlar. Kendilerine herhangi bir yerde bir geceden fazla kalmadığımızı, buradan tekne sahibini ve ailesini alıp Çeşme’ye giriş yapacağımızı anlatıyoruz. Anlamakta ısrarla zorluk çekseler de en sonunda derdimizi anlıyor ve bize iyi yolculuklar dileyerek tekneye geri götürüyorlar.

Öğlene doğru yola çıkıyor ve Çeşme’ye doğru yol alıyoruz. Artık son durağımız bize sadece 8,5 deniz mili uzaklıkta, hava ve deniz şartları gayet uygundu. Türk kara sularına girdiğimizde Türkiye bayrağını teknemize çekiyoruz ve bütün zorlukları, keyifleri, eğlenceyi ve sıkıntıları arkamızda bırakarak saat 13:00 civarı Çeşme limanına giriş yapıyoruz.

19 Temmuz’da başladığımız yolculuk 31 Temmuz tarihinde Çeşme limanında son buluyordu. Herkes rahatlamış ve mutlu bir şekilde limanda oturup çaylarımızı yudumluyorduk. Yolda son günlerde çıkan zorluklara ve yoğun strese rağmen herkes mutluydu. Bütün yolculuktan geriye kalanlar hoş anılara dönüşmeye başlamıştı bile. Çaylarımızı yudumladıktan sonra İzmir otobüsüne biniyorum ve bütün yolculuğun huzurunu hissederek özlediğim İzmir’e doğru adım adım yaklaşıyorum.

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

orsa_vakti

Orsa Vakti

Sabahın erken vakitlerinde yola çıkıyoruz. Limandan çıkınca sütliman deniz bizi biraz olsun rahatlatıyor. Kuzeye yönelerek …