Cebelitarık'ı ardımızda bırakıyoruz
Cebelitarık'ı ardımızda bırakıyoruz

Atlantik Okyanusu Üzerinde Dünya’nın Sonunu Beklemek

Seyyahın Seyir Defteri: 21 Aralık 2012 02:30

Dünya’nın sonu gelmiş olmalı. Uzun süredir süren spekülasyonlar sonucu Dünya’nın sonunu getirmiş olmalı insanoğlu. Akdeniz‘in sonunda ve Atlantik Okyanusu başlangıcında (mayalar’a göre sonunda) hayat devam ediyor. Hatta o kadar ki koca koca tankerler petrol, kimyasal madde taşımaya devam ediyorlar. Telsiz bağlantımız mevcut, diğer gemilerin içinde de yaşam olduğundan eminiz. Cebelitarık marinada tamir işleri için geçen günlerin ve güzel yemekleri uğruna stres içinde İspanya sınırını geçtiğimiz günlerin ardından denize açıldık ve artık Atlantik Okyanusu sularında yelkenle ilerliyoruz.
Takvim’in son günü benim hayatımda hayallerimi yaşadığım ilk güne tekabül ediyor. Bu bir tesadüf olamaz. Atlantik Okyanusu‘na adım atacağım günün bu denli özel bir güne denk gelmesi tesadüf olamaz. Hele ki yolda karşılaştığımız bütün aksilikler bizi bu gün okyanusta olalım diye zorladı durdu.
Ben tesadüflere inanmam!

Cebelitarık'ı ardımızda bırakıyoruz
Cebelitarık’ı ardımızda bırakıyoruz

Cebelitarık’ta öğleden sonra çalıştırdığımız motora 400 lt mazot doldurup yola çıktık. Hava raporuna göre önümüzdeki günlerde rüzgar yalan olmuş. Görünüşe göre okyanusa motor gücü ile gösterişten uzak ve boynu bükük bir giriş yapacağız. Kanarya adalarına kadar da yelken basacağımızı sanmıyoruz. Olsun bu da bizim kıyametimiz olur.
Hava sakin, deniz durgun. Yola çıktığımız sırada aldığımız hafif rüzgarı fırsat bilip açıyoruz yelkenleri. Gün batımı kızıl gökyüzü eşliğinde geçmeye başlıyoruz Cebelitarık boğazını.
Boğaz trafiği denen olay burada da var. Boğazın ortasında tankerlere ayrılmış geçiş rotası var. Kuzeyden Akdeniz yönüne, güneyden ise Atlantik yönüne trafik akıyor. Trafik yoğun. Karadaki tabirle bir tür otoban hali söz konusu. Bu sefer arabaların yerini devasa boyutlarda hantal tankerler almış durumda. Biz de çevredeki tek yelkenli olarak gün batımından sonra bu geçiş yolunu kuzeyden güneye keserek geçiyoruz. Ekrana bakınca oldukça komik bir hal sözkonusu. Boğazın darlığı ve kuralları gereği tankerler pozisyonlarını bozamıyorlar. Bu durumda birkaç manevra ile birinin ardından, diğerinin yanından, öbürünün önünden geçerek boğazın güney tarafına, Afrika’ya yakın kıyıya ulaşıyoruz. Aksiyon burada da bitmiyor. Fas sularının bir bölümü balıkçılara ayrılmış. Bu bölgeye hele ki gece girmek pek akıl işi değil. Bölgenin kuzeyinden ise tanker otobanı geçiyor. Biz de tam aradan sakin sakin yola devam ediyoruz.
Akşam menüde pizza var. Yemek yedikten sonra herkes bir rehavete kapılıyor. Gece nöbetim olduğu için uykuya çekiliyorum.

Avrupa'nın en güney ucu
Avrupa’nın en güney ucu | Cebelitarık Boğazı

Uyuduğum sırada Atlantik’e geçiyoruz. Bu güzel anı kaçırmak istemezdim fakat nasılsa gece karanlık diyerek kendimi avutuyorum. Çok garip bir rüya görüyorum. Yine teknedeyiz fakat bu sefer televizyon gibi bir ekrandan yönlendiriyoruz. Dar nehir gibi bir yerden geçiyoruz. Önümüzde diğer tekneler var. Zaman zaman su o kadar alçalıyor ki salmanın üstünde ilerliyoruz. Öyle böyle derken bir yerde sağa çekip dinlemek istiyoruz. Durduğumuz yerde bir bakıyorum benim evim var. Hemen gidiyorum eve. Bir güzel seriliyorum koltuğa. Baya özlemişim evi keyfini çıkarıyorum. Kendi kendime söyleniyorum insanın evi gibi rahatı yok diye.
Tam bu sırada pencereden dışarıya bakınca göçmen kuşları görüyorum. Büyük sürüler halinde uçuyorlar. Bir de bakıyorum ne göreyim, kuşlar bir arada fil, deve gibi şekillere bürünmüş halde uçuyorlar. Bunu görmek çok mutlu ediyor beni. Uyanıyorum!

Nöbet sırası bende. 02-04 nöbetindeyim. Böylece okyanusta geçecek ilk nöbetim Dünya’nın son gününe denk gelmiş oluyor.
Hava ılık. Rüzgar baş taraftan 8 mil esmekte. Küçük dalgalı bir hal söz konusu. Çevrede tankerler yol almakta. Rotamız tanker yollarının arasında kalıyor. Görüş ve hava açık.

Gökyüzü yıldız kaynıyor!

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

Atlantik Okyanusu ortasında düşünceli haller

Atlantik Okyanusu Ortasında Cenova Yelken Patlaması

Atlantik Okyanusu ortasında iken her sabah halat kopararak bizi uğraştıran spinnaker dün gece ana direğe …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir