Graciosa Adası | Kanarya Adaları
Graciosa Adası | Kanarya Adaları

Kanarya Adalarında Noel Kutlaması

Seyyahın Seyir Defteri: 24 Aralık 2012

Dünya’nın sonu olduğu söylenen günde çıktığımız Atlantik Okyanusu üzerindeki ilk durağımız Kanarya Adaları. Cebelitarık ardımızda kaldı, günlerce  Afrika Kıtası’nın açıklarında okyanusta seyrettikten sonra Kanarya Adaları’na ulaşmak oldukça heyecan verici. Öğlen olmadan Kanarya adaları grubunun ilk adası olan Graciosa adasına varıyoruz. Hem de ne varmak. Lanzarote ile Graciosa adalarının arasından geçerken solumuzda kalan (Lanzarote) koca bir dağ silsilesi, sağımızda ise (Graciosa) zıtlık yaratacak derece düz bir ada durmakta. Sağ tarafımızda bulunan Graciosa adasında bulunan beyaz, az katlı, teraslı evler Bodrum ve Yunan adalarını hatırlatıyor. Bu kadar güneye inmişken insan biraz da tropik ortam bekliyor. Ne yazık ki adaların görüntüsünden gayet kuru, Akdeniz usulü makilerle kaplı olduğunu anlayınca yeterince güneyde olmadığımızı farkediyorum. Evlerin sayısından buradaki yerleşimin ancak bir mahalle büyüklüğünde olduğunu anlamak pek zor değil.

Kanarya Adaları | Graciosa

Kanarya adaları irili ufaklı bir çok adadan oluşmakta. Graciosa adası küçük sayılacak adalardan. Adaya yaklaşırken ana yelkeni topladığımız esnada nedendir bilinmez yelken bir anda dışarıya doğru uçmaya başlıyor. Zor bela Philip ile yelkeni çekiştire çekiştire yerine koyuyoruz. Sabahın köründe gayet verimli bir spor oluyor. Küçük ada limanına yanaşıyoruz. Noel’in de etkisi olacak ki liman dolu görünüyor. Yanaştığımızda görevli 20 mt’lik tekne için yeri olmadığını bizi kabul edemeyeceğini söylüyor. Büyük hayal kırıklığı. Oysa ki yol boyunca hayal kurup durmuştuk. Adaya çıkıp kendi halinde çalışan barda yerel içkileri tadacaktık, yürüyerek adanın çevresini dolaşacaktık, hatta belki bir gecelik kamp bile kurabilirdik. Yer olmadığı için tüm bu hayalleri erteleyip demir atacak bir koy bulmamız gerekiyor.

Graciosa Adası | Kanarya Adaları
Graciosa Adası | Kanarya Adaları

Kanarya adaları arasında turizm açısından önemi büyük olan ve oldukça güzel görülecek yerlere sahip Lanzarote adasının kuzeyinde kalan Penedo körfezinde demir atmak üzere yola çıkıyoruz. Adanın keskin duvar gibi dik ve kayalık kıyısı boyunca çarpan dalgalar yüksek rüzgarın da etkisiyle büyüleyici bir görüntü oluşturuyor. Yerimizi belirliyor ve sonunda demir atıyoruz. Durduğumuz yer bir plajın açıkları. Öğleden sonra plaj surf meraklıları ile doluyor. Küçük bir azınlık rüzgar sörfü yapmakta. Büyük çoğunluk ise halen aklımın ermediği kürekli dalga sörfü yapmakta. Çok aptalca görünüyor.

Teknede Noel hazırlıkları
Teknede Noel hazırlıkları

Akşamüstü Kanarya Adaları sularında, ılık bir havada Noel kutlaması için hazırlıklara başlıyoruz. Masa kuruluyor yemekler pişiyor. Menüde önden minik kızarmış ekmek üzerinde karaciğer ezmesi, çeşit çeşit peynir, patates püresi ile kuzu pirzola, salata, meyve, tatlı ve tabii ki şampanya ve kırmızı şarap var. Radyoda Noel şarkıları ağırlıklı. Bulduğumuz ada radyosunda rock’n roll tarzında Noel Baba şarkıları çalmakta.
Yedik içtik, hediyeler verildi alındı. Philip için aldığımız kaliteli kırmızı şarabı takdim ettik.  Sandrine bana mavi teknik t-shirt almış. Geçen hafta yapılan kartondan noel ağacı, hediyeler, yemekler ve içmeklerle karışık gülüp eğleniyoruz.

Lanzarote adasından uzaklaşırken
Lanzarote adasına doğru

Gece tam uyumaya çalışırken hepimiz birden baş taraftan gelen gürültüye kalkıyoruz. Çapa zincirine bağladığımız emniyet halatı şiddetli rüzgarın kuvvetine dayanamayıp kopmuş. Philip  buradan ayrılmanın daha iyi olacağını düşünüyor. Korunaklı bir koya gidersek en azından rahat rahat uyuruz. Gecenin bir saatinde demir alıp gerisin geriye gidiyoruz. Graciosa adasının güney koyları rüzgara karşı doğal bir koruma sağlıyor. Dalgasız oldukça sakin koya demir atarak uyumaya çekiliyoruz. Kanarya adaları varışımızdan beri bizi hep ilginç süprizlerle karşılıyor. Gün ola hayrola diyorum.

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

Atlantik Okyanusu ortasında düşünceli haller

Atlantik Okyanusu Ortasında Cenova Yelken Patlaması

Atlantik Okyanusu ortasında iken her sabah halat kopararak bizi uğraştıran spinnaker dün gece ana direğe …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir