marina

İzola’da Son Gün

Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp sessiz ve huzurlu kentin havasını solumak insanı dinçleştiriyor bir anda. Sabah uyanınca kendimizi suya atıp serinliyoruz. Kahvaltıdan sonra Baran’la birlikte zodyağı şişiriyoruz. Baran kendisini ödüllendirip zodyak ile marina içinde turluyor.

Öğlene doğru tekneye isimleri yapıştırıyoruz “BARONLY”. İsim işini hallettikten sonra sıra geliyor teknede bulunan göstergelerin kalibrasyonuna. Bunun için açıkta uygun bir yerde bir sağa bir sola doğru daireler çiziyoruz. Bu konuda firmadan gelen yetkili bütün işlemleri hallediyor. Bütün bu işleri bitirdikten sonra son kontrolleri de yapıyoruz, rotamızı tekrardan gözden geçiriyoruz ve artık ertesi gün yola çıkmaya hazırız.

Yapılacak işler bittiğine göre etrafta dolaşmaya devam ediyoruz. Asıl amacımız internet kafe bulup önümüzdeki haftanın hava ve deniz durumunu öğrenmek. İnternette bu iş için en güzel site POSEIDON System olarak bilinen http://www.poseidon.ncmr.gr/ sitesi. Buradan detaylı olarak Ege ve Ionia Denizleriyle ilgili bilgi alabilirsiniz.

marina

Akşamüstü marinadaki kafeteryanın balkonunda harika manzaraya karşı oturup hem yorgunluk atıyoruz hem de bu güzel kentin son bir kez daha keyfini çıkarıyoruz.

Akşam yemeği her zamanki gibi teknede. Menüde bu sefer bolonez soslu makarna, köfteli patates ve bira var. Yemekten sonra Michel bize iyi yolculuklar ziyaretine geliyor. Bol bol sohbet edip eğleniyoruz. Kendisi Alman vatandaşı. Daha önceden bir ilaç firmasında kimya mühendisi olarak çalışırken bir gün kendi kendine karar almış ve genel müdürden emekliliğini istemiş. Emekli ödeneği ile kendisine 9 metre bir yelkenli alarak Izola’ya yerleşmiş. Teknesinde kalıyor, arada sırada yelkene çıkıyor.

Bir ara heyecanla teknesine koşuyor ve geriye elinde bir şişe Efe Rakı ile geliyor. Ben de şaşırıyorum, bir anda nereden bulmuştu acaba diye düşünüyorum. Bir seferinde Çeşme’ye geldiğini ve orada arkadaşının hediye ettiğini söylüyor. Fakat Çeşme’de restoranda rakı içtikten sonra ayağa kalkamadığını ve birkaç kişinin onu sürükleyerek teknesine götürdüğünü anlattıktan sonra rakıdan gerçekten de korkmuş. Bu şişeyi de hatıra olarak saklıyormuş. Bunu bize yol hediyesi olarak veriyor. Ben de kendisine Çeşme’ye tekrar gelirse bunu birlikte içeceğimize dair söz verdikten sonra hediyeyi kabul ediyorum.

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

meltemi

Sakız Adası – Çeşme

Sabah 06:30’da demir alıyoruz ve yola çıkıyoruz. Adanın güneyine indikten sonra yönümüzü doğuya çeviriyor ve …