Güneş AKDOĞAN Kimdir?

Güneş AKDOĞAN herkes kadar sıradan bir insan, herkesten biraz fazla hayalperest ve herkes gibi olmayan bir serseridir.

10 yıl boyunca hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. Herkes tatil hayallerini New York, Amsterdam, Paris olarak belirlerken ben Arnavutluk, Anuta, Barbuda diye hayal kurdum. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım.

Ne zaman nereye gideceğimi bilmeden çıktığım yolda konsolosluklara gidip vize istemek çok saçma geldi. Ayrıca kapısını kilitli tutan adamla işim olmaz. Aldım biletimi Sırbistan‘a atladım uçağa, ulaştım Belgrad‘a. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasının göbeğinde, Rudnik dağının eteklerinde 100 yıllık köy evinde yaşayan yazar Bozidar MANDIC’in yanında 3 ay yaşadım. Çoğu günler yapayalnız geçti.

-20 derecede bir başıma kar temizlerken | Sırbistan, Rudnik
-20 derecede bir başıma kar temizlerken | Sırbistan, Rudnik

Bu köy evinde tanıştığım Fransız Sandrine ile başlayan arkadaşlığımız zaman içinde yoldaşlığa dönüştü. Fransa‘dan Sırbistan’a kadar bir grup arkadaşı ile birlikte yürüyerek seyahat etmişler. Burada yolları ayrılmış. Zaman içinde hikayesini dinledikçe ilham aldım. Birlikte yürüyerek seyahat etme fikri böyle çıkmış oldu.

Sırt çantası ile kesintisiz yürüyüş, sanıldığı kadar kolay değil. | Piva Kanyonu, Karadağ
Sırt çantası ile kesintisiz yürüyüş, sanıldığı kadar kolay değil. | Piva Kanyonu, Karadağ

Sırbistan‘dan Makedonya‘ya kadar Bosna Hersek, Karadağ ve Arnavutluk‘u geçerek 5 ayda 1000 km yol yürüdük. Hiç bir araç kullanmadan. Dağları, tepeleri aştık, kamp kurduk. Dilini, yolunu bilmediğimiz coğrafyaları, insanları keşfettik.

Yetmedi yelkenli tekneye otostop çektik. Teknede yardımcı kaptan ve miço olarak gönüllü çalışmamız karşılığında Fransa’dan yelken açarak Atlantik Okyanusu‘nu geçtik ve Antigua Adası‘na vardık.

Antigua adasını kuzeyinden güneyine kadar adım adım yürüdük. Karayip sahillerinde hamakta uyuduk. Karayip denizini yelkenli ile geçerek Trinidad adasına oradan da Venezuela’nın Orinoco Delta bölgesine kadar ilerledik. Orinoco Delta‘da jungle içinde yerliler ile 2 ay boyunca gönüllü çalıştık ve yaşadık.

Bu noktadan itibaren 1,5 sene birlikte seyahat ettiğim yoldaşım Sandrine ile yollarımız ayrıldı. Otobüsle Venezuela’dan Brezilya’ya kadar Amazon Ormanları’nı geçerek 1500 km yol katettim.

Atlantik Okyanusu
Atlantik Okyanusu

Brezilya’da seyahatime ara vererek Türkiye’ye döndüm. Kıyı Kıyı Anadolu yürüyüşü adını verdiğim seyahatim için gerekli hazırlıkları tamamladım. Hopa‘dan Ardeşen’e kadar uzanan yürüyerek seyahatim ayak bileğimin burkulması sonucu yarım kaldı. Üzüntü içinde eve dönmek zorunda kaldım.

2015 Ocak ayında yolculuğuma ilk başladığım yere, Sırbistan’a geri döndüm. Burada bir köy evinde yaşamımı sürdürüyorum ve “Yürüyerek Seyahat“in hisleri, getirdikleri, götürdükleri hakkında bir kitap yazıyorum. Yeni yılda yeni başlangıç yapmayı uygun gördüm. Merak edenler “Neden Sırbistan ve neden köy evi” yazımda detayları okuyabilir.

Herhangi bir konuda destek olmak isteyenler, fikri olanlar, akıl vermek isteyenler bana İletişim bölümünden ulaşabilirler.

Henüz hiçbir maddi sponsor desteği olmadan, tamamen kendi kısıtlı imkanlarım ile yolculuğuma devam ediyorum. Tüm bu yolculuğum zaman içinde beni izleyerek bağışta bulunanların destekleri ve zaman zaman blogumda yer verdiğim tanıtım yazılarından elde ettiğim ufak gelirlerle gerçekleşiyor.

Antigua Adası, Karayipler
Antigua Adası, Karayipler

Yeri geldi haritada bile gösterilmeyen yerlere ulaştım. Amacım gerçek hayatları keşfetmek. Seyahatim boyunca fırsat buldukça yatacak yer ve yemek karşılığı gönüllü işlerde çalışıyorum. Sadece yatak ve yemek karşılığında elimden gelen tüm yardımı ihtiyacı olanların hizmetine sunuyorum.

Yol boyunca yazdığım yazılara Adım Adım Seyahat Blogu‘umdan ulaşabilirsiniz.

Orinoco Delta, Venezuela
Orinoco Delta, Venezuela

Seyahatim süresince kaydettiğim fotoğraf ve videoları galeri bölümünde izleyebilir, yorum bırakabilir ve daha çok kişiye ulaşmamda yardımcı olmak için paylaşabilirsiniz.

Tam 400 yıl sonra Seyyah Evliya ÇELEBİ’nin izinden Dünya’yı keşfe çıkmış bir 21. yy. seyyahının hikayesini bu web sitesinden takip edebilir, altta bulunan sosyal medya ikonları ile etkileşime geçebilir, küçük de olsa bağışta bulunarak, destek olarak seyahatime katkıda bulunabilirsiniz.

Medyada Seyahatim

– Yeni Şafak Pazar ekinde yayınlanan röportajım.

– İzmir Life dergisi için Utkucan AKKAŞ ile röportaj yaptık. Ekim 2015

– TRT Belgesel kanalında Büyük Yolculuk programına konuk oldum. Eylül 2015

– Proje Panosu için Abdullah OSKAY ile bir röportaj yaptık. Eylül 2015

“Yolda” adlı kısa belgesel çalışmasında yer aldım. Ağustos 2015

– Yaban TV Zirveyi Zorlayanlar programına konuk oldum. Haziran 2015

– Gezginlerin radyo programı Kordon’da Gece Seyri‘ne konuk oldum. Haziran 2015

– Ekonomik Seyahat İpuçları başlıklı yazım Geo Saison dergisinde yayınlandı.

– Normal is Good sitesi ile yaptığımız röportaj. Buyrun okuyun.

– Gezgin Rehberler sitesinde yer alan Gezgin Sorular bölümünde harika bir röportajım yayınlandı. Buyrun okuyun. Şubat 2014

gunes_akdogan_gezgin_sorular

– SMKDergi Temmuz 2014 sayısı için sozyal.co kurucusu Serhat ÖZ ile yürüyerek seyahat ve sosyal medyayı konuştuk. Şimdiye kadar yaptığım röportajlar arasında en ilginci oldu. SMKDergi Temmuz 2014 sayısı 30. sayfada yayınlandı.

SMKDergi Temmuz 2014 sayısı röportajım
SMKDergi Temmuz 2014 sayısı röportajım

– Motor Boat & Yachting Ocak 2014 sayısında Kadir PIRASOĞLU ile Teknestop üzerine yaptığımız söyleşi yayınlandı.

Motor Boat & Yachting Ocak 2014
Motor Boat & Yachting Ocak 2014

Esquire dergisi Ocak 2014 sayısında sevgili Tolga AKYILDIZ’ın benimle yaptığı röportajı yayınlandı.

Esquire dergisi Ocak 2014
Esquire dergisi Ocak 2014

– TRT Radyo öğrenci işleri programında Atlantik Okyanusu yolculuğum ve yakın gelecek seyahat planlarım hakkında konuştuk. 31 Aralık 2013

– Osmangazi Ünv. 8. KAL-EM etkinliğine konuşmacı olarak katıldım. Ekim 2013

– Kamil Koç’un aylık yayınladığı Yolculuk dergisi ile Blog Arkası bölümü için Deniz Yalım KADIOĞLU ile pek keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Eylül 2013

ArkeoGezi dergisi okyanusa açılmadan bir gün önce beni Kanarya Adaları’nda yakaladı. Çok zengin bir içeriğe sahip olan dergi yolculuğuma bu içerikler arasında yer verdi. Teşekkür ediyorum! Buyrun okuyun;

http://issuu.com/arkeogezi/docs/belge-2

– Fransa’da yayın yapan gezi ve macera dergisi Carnets d’Aventures seyahatime yer verdi. Aralık 2012

carnets d-aventures

– Yeni seyahatim Okyanus Ötesi’ni ilk olarak Kesfet.tv duyurdu. 05 Aralık 2012

– Farklı rotalar, farklı tatlar sloganı ile geniş bir içeriğe sahip, benim de beğenerek takip ettiğim Uzak Rota web sitesinde hakkımda çıkan haber. Buyrun okuyun; 27 Kasım 2012

http://www.uzakrota.com/?p=3010

– İngiltere’den yayın yapan Emily LUXTON’un kişisel blog sitesinde seyahatim ile ilgili röportajı. Buyrun okuyun; (İngilizce) 14 Kasım 2012

http://emilyluxton.co.uk/2012/11/14/postcard-from-montenegro/

– Seyahatim boyunca beni hiç yalnız bırakmayan Kesfet.tv yurda döndükten sonra da molamı izleyenlerle paylaştı. Buyrun okuyun; 16 Eylül 2012

http://www.kesfet.tv/bir-kucuk-mola-gunes-akdogan-ile/

– Bulgaristan’da yayın yapan www.peika.bg gezi, seyahat sitesi benimle bir röportaj gerçekleştirdi. Bulgarca yayına konan röportajı google’ın dil çevirme araçları yardımıyla okuyabilirsiniz. 10 Ekim 2012

http://www.peika.bg/statia/1000_km_pesh_iz_Balkanite_l.a_i.70098.html

– 24 Eylül 2012 tarihinde SKY TV’de yayınlanan Yelda ADALI’nın sunduğu Yaşamdan Renkler programına konuk olarak katıldım. Balkanlardaki yayan seyahatim, gelecek planlarım ve başımdan geçenleri konuştuğumuz program benim için son derece keyifli bir deneyim oldu.

– YDS ile Balkanlar’ı yürüyenlere ZOR YOK! YDS özel üretim bot hediye ederek yolculuğuma büyük katkıda bulundu. Türkiye içindeki seyahatimde son derece kaliteli yerli üretim botları kullanmaktan mutluluk duyuyorum. Eylül 2012

– 12 Eylül 2012 tarihinde TRT Radyo 1’de yayınlanan Öğrenci İşleri programında Gencay AYDIN ile canlı yayında yayan seyahat ve gelecek planlarım hakkında konuştuk.
Buyrun dinleyin, dinletin;

– Şehir içi seyahatlerde kullanmak üzere Runner modeli ile destek veren Pug Design sırt çantası elime ulaştı. Eylül 2012

– 11 Ağustos 2012 tarihli Yeni Asır gazetesi için Müjgan KULLE ile yaptığım söyleşide seyahat planlarım üzerine de konuştuk. Buyrun okuyun…

– 6 Ağustos 2012 tarihli Hürriyet Seyahat ekinde Arnavutluk – Dhermi kaçamağım yer aldı. Buyrun okuyun.

E-Dergi Martı Ağustos 2012 sayısında seyahatime yer verdi. Buyrun buradan okuyun.

– 04 Ağustos 2012 tarihli Akşam Gazetesi Cumartesi ekinde ve web sayfasında  Eyüp Tatlıpınar‘ın hazırladığı haberde Sırtçantalılar grubu ile birlikte yer aldım.
Özgür ruhların ilacını korkmadan alın

– TelevizyonKız beni Makedonya’da yakaladı. 21. yy’da seyyah olmak üzerine konuştuk. Buyrun okuyun 26 Temmuz 2012 : 21. yy’da Seyyah Olmak

– Kesfet.tv’de Medya ve şirketlerin ilgisizliği, sponsor zorluğu ile ilgili bir makalede seyahatimden de bahsedildi. 16 Temmuz 2012 Rastgelsin

– 10 yıldır hosting alanında her zaman yenilikler sunan Vargonen Technologies hosting sponsorum oldu. Haziran 2012

– Kesfet.tv web sitesi yolculuğumla ilgilendi ve Tiran’da bulunduğum sırada bir röportaj gerçekleştirdi. Buyrun okuyun 18 Haziran 2012: 21.yüzyılda bir Evliya Çelebi / Güneş AKDOĞAN

– Fransa’da yayın yapan VAUCLUSE gazetesi ile seyahatim hakkında görüştük. Buyrun PDF olarak görüntüleyin:  VAUCLUSE Röportajı

– Ece ARAR ile MiniMaksi web sitesi için vizesiz seyahat hakkında röportaj yaptım. 28 Ağustos 2012 Buyrun okuyun…

23 Yorumlar

  1. İstanbul Rehberi

    “Gezmek vahşi bir şeydir. Sizi yabancılara güvenmeye ve alışık olduğunuz ev ve arkadaş konforunu kaybetmeye zorlar. Dengenizi kaybedersiniz. Zorumlu şeyler (Hava, uyku, rüyalar, deniz, gökyüzü) haricinde hiçbirşey sizin değildir..
    Her şey, sonsuzluğa veya ne hayal edersek ona yönelir.”
    Cesare Pavese

    İyi şanslar dostum.

  2. Yürüyen, tadan, anlayan, öğrenen, paylaşan sıradışı gezginlere okyanus yolculuğunda iyi şanslar.
    “Yoksul insan elindekinden fazlasını isteyendir, benim bundan fazlasına ihtiyacım yok.” Dünyanın en yoksul devlet başkanı Jose Mujica, Uruguay.

  3. Ayaklarınıza sağlık! Sizi görünce aklıma Yürümeye Övgü (David Le Breton) kitabı geldi. Yürümek kadar hem sağlıklısı hem de daha tecrübe kazandıran bir şey yok…Yürüyerek seyahatin teşvik edilmesi gerek. Bu vesileyle Kapıdağ yarımadasının incisinden, Erdek Ocaklar beldesinden sizlere selam yolluyoruz. Sevgiler, başarılar!…

    • Merhaba
      Kapıdağ benim için çok özel bir yerdir. Yıllar önce kasım ayında kamp yapmaya gitmiştik. Eski bir yapının yakınına kamp kurmuş, çevredeki şelalelere yürüyüşler yapmıştık. Karşılaştığımız her yerli son derece sıcakkanlı karşılamıştı bizleri. Hatta atla gezintiye çıkan bir amcaya rast gelmiştik bize ata binmeyi göstermişti.
      Çok teşekkür ediyorum bana ulaşabildiğiniz ve güzel dileklerinizi paylaştığınız için.
      Fırsat olursa bir kez daha oralarda bulunmayı çok isterim.

  4. Böylesi bir anlatımla , böylesi bir içtenlikle harika anlatmışsınız.. Tebrik ediyorum. Bu yazı sayfanızın başyapıtı. Siteye aldık bile . Belki size sormadan ama gerekli olduğu için. Hayata verilen bir ders , bir hayat dersi anlatımı olduğu için. Yüreğinıze sağlık!..

    Yanında , arkanda , bastığın yollardayız..

    Gezmek özgürlüktür!..

  5. Eşim, ben ve 3 yaşındaki oğlum ile birlikte yani ailecek çoluk çocuk :)….Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Uruguay ve Arjantin’i sırtçantalı olarak yaklaşık 1 yıl gezdik, henüz evlenmemişken de 7 ay birkaç Avrupa ülkesi ardından da Hindistan ve Nepal’i gezdim tek başıma… ikisinin de tadı ayrı…ailecek sırtçantalı olarak seyahat etmenin tadı inanın bambaşka :)… iyi gezmeler diliyorum size…

    • Harika bir olay sizin yaptiginiz. Cocukla olur mu hic diyenlere ornek olsun madem. Ne mutlu ne sansli bir cocukmus o 🙂

      Farkli sekillerde seyahat etmis birisinden boylesine guzel anilarini dinlemek beni cok mutlu etti.

      Yollariniz her daim acik olsun.

  6. Öncelikle yaptığınız şey bana şuan öyle geliyor ki %99 saf kaygı içeriyor, %1 ise öğrenme heyecanı.Yani ilk günü böyle özetleyebilir miyiz ?
    Gezip görmekten, fotoğraf çekmekten daha çok “Nerede kalacağım ? Ne içeceğim ?” olmuştur ya da şöyle söyliyim ben şuan kendi adıma bunları hayal ediyorum.;Ağabeyim devam edeyim “21.yy seyyah” dediğin zaman bu halk tarafından “işsiz, aklı yok bunda” yanıtlarını alabileceğimiz maalesef ki yoksun bi çağ…Herşeyden yoksun bilinçten, özgürlükten, hayallerden hepsinden uzak bir nesil,çağ, dünya…
    İnto The Wild filmini izlemişsinizdir, bende çocukluğumdan beri hep özgür kalınca, belli bir kalıba sığmadan yaptığım işlerde hep başarılı oldum ama büyükdükçe sorumluluk diye bize kakaladıkları yaşamdan zevk almak yerine kaygılanmama neden oldu.Okula kendim gider gelirdim yalnızca anasınıfında ilk günümde ailem bırakmıştı o kadar, sonra onlar gitti “neden gittiniz ?” diye hiç sormadım daha o yaşta çünkü bu dert değildi hani derler ya insanın bi özü vardır, ne yaparsan yap o değişmez ama gelişir, boyut değiştirir.Mesela size arabalar verseler, evler verseler gelin bu işten vazgeçin deseler siz tereddüt dahi etmeden bu teklifi reddedersiniz tabi bunu karakterli, kişilikli insanlar yapabilir.Yoksa gözü dönmüş para,para,para diye ömrünü harcayıp sonra sürekli dert yanan “Bugünde uyandım ama amacım ne olmalı, ne gibi bir iyiliğim dokunabilir önce kendime sonra çevreme ?” diye kendine sormayan insanlar bunu yapamaz.Sonra bu dünya bir deneyim dünyasıdır, bu dünyada ne bırakırsın o derece güzel olacaktır gelecek.Tabi insan aklı kadar sorumludur.Şimdi kendini gelişmeye kapatmış, kafasının dikine giden bir insana ne kadar yalvarsanız, birşeyleri aşılamaya çalışsanız boş olur.Yaşım 17 kusura bakmayın biraz dağınık birşeyler yazdım ama yazdıklarım eminim bir zamanlar sizinde düşündüğünüz ve halen düşünüyor olduğunuz şeylerdir, bundan eminim.Ben bir insanın “inancı kadar güçlü” olduğunu düşünürüm ki bana göre de öyledir.Siz inancınızı hiç kaybetmeyin ki yeni nesillere, sizi gören, bilen yeni insanlara ilham olun, saygılar, mutluluklar ve huzur dolu bir yaşam dileğimle 🙂
    Birde benden size bir şarkı; http://www.youtube.com/watch?NR=1&feature=endscreen&v=M_kdRF9Z_eY

  7. işte bu ya sen de kendimi buluyorum harikasın bunu daha öncede söylemiştim ama yaptıklarını tam olarak bilmiyordum. bende özgürlüğüme düşkün bir insanım ve canım ne isterse onu yapıyorum benim de planlarım da dünya turu var ama bir takım şeyler eksik ve bi süre beklemem gerekiyo açıkçası bende turizm otelcilik mezunuyum ve işletme fakültesini bitirdim senin gibi çılgın arkadaşlarım olmadı ama ben arkadaaşlarımı biraz çılgın yaptım seninle tanışsaydık daha önce eminimki birlikte o yolları yürüyoduk gerçekten ben de iki üniversite bıraktım ve yerimde duramayan birisiyim :)aynı zamanda belboyluk yaptım izmirde 5 yıldızlı bir otelde ama fazla hareketli olmam kötü sonuçlar doğurdu her neyse bu arada özgürlüğüme düşkün olduğum için 3 senedirde .çalışmıyorum sana tamamen katılıyorum yapman gerekeni bence fazlasıyla yapıyosun ve istediklerini yapacağından eminim madi açıdan rahatlarsam her türlü seni bulacağım belki berabe ryürüyebiliriz gerçi ayağımı 3 sene evvel bilekten kırdım ama :)maddi açıdan da rahatlarsam yarım etmeye çalışırım manevi olarak her zaman yanındayım kendine dikkat et 🙂

    • Merhaba
      Hayal ettigin surece gerceklestirirsin isteklerini. Bilegini kirmissin, basin agrimis, karnin bozulmus falan bilirsin hep bahanedir. Engel degil yapmak istediklerine.
      Yollar senin olsun dostum. Dunya yeterince ufak gorusmek uzere

  8. baba yerinde olmayı o kadar isterdim ki anlatamam okan sayesinde bisikletle tanıştım ilk defa şimdi turlaera falan çıkıyorum.aslında kalbimin beynimin bir yerlerinde sıkıştırılmış hapsedilmiş heyecanlar ve arzularmış.okan sayesinde açığa çıktı.artık eskisinden daha sisteme karşı ve asiyim.insanlar dediğin gibi bıkmadılarmı artık nereye kadar devam edecek 24 te mezun ol askere git kariyer için yıllarca uğraş.sonra ailen bi kız bulsun ‘ailen bulsun çünkü senn çalışmaktan kız bulmaya zamanın yok’sonra evlen zaten az para veriyo patronlar he tabi bide işsiz kalma durumun var oraya girmiyorum bile.ondan sonra çoluk çocuk…..yani diyeceğim o ki sen ne yaşadın ki çocuğuna ne yaşatcan .ben bu 3 günlük dunyada istediğim heyecanları yaşayamamışsam.hayallerim gerçekleşmemişse gerisinin ne değeri var.sonuna kadar tyaptığın eylemi aktiviteyi destekliyuorum bloğunuda takip edicem hep.haberin olsun güzel şeyler yaz:D bakarsın bende bi cesaret dünyanın bir yerlerinde katılırım size.

    • ne kadar guzel kendini ifade etmissin. bisiklet cok cok guzel aktivite. yol boyunca hep karsilasiyoruz bisikletle gezenlerle. hepsi de harika insanlar.
      cesaretten cok istemekle ilgili. neden olmasin ki bir dunya turu bisikletinle. ben hep soylerim ama once evini kesfetmeli insan. ulke icinde harika yerler var. zaten kesfetmenin tadini aldin mi bir kere SINIRLAR dar gelir insana.

  9. merhabalar. yaptığınız işi çok çok beğendim. cesaret işi doğrusu. Bizler birilerinin bize direttiği hayatı anlamsız bir kaos içinde duyumsamadan yaşarken siz hayatta gerçek olan tek şeye dokunuyorsunuz onu duyumsayabiliyrsunuz “doğa”ya yürüyerek dokunuyorsunuz. bizler hala birer “tip” iken siz artık birer “karaktersiniz”. Bir gün yola çıkmak için doğru insanı bulursam sadece balklanlarla da kalmayıp gezegenin 4 bir yanına ulaşmaya çalışıcam. Kolay gelsin takipteyim sizi.

  10. gerçekten müthiş bir olay yapıyorsunuz.neredeyse benim hayatta tek yapmak istediğim şeyi sizin yaptığınızı gördüm ve sizin sayenizde daha da şevklendim.Okan Bayülgen sayesinde sizleri keşfettim ve artık devamlı olarak sizi takip edeceğim.Şu anda merak ettiğim konu vize uygulamasına karşı durarak seyahatin mümkün olmasını nasıl sağlıyorsunuz?

  11. Çok merak ediyorum sizlerin mesleklerini ya da geçim kaynağını.Bir işte çalışıyormusunuz ya da çalıştınız mı ya da çalışıcakmısınız.Bu aktivitelerle ilgili hadi diyelim gönüllü ya da sponsor veya bağışla beleşle şansa mansa takıldınız , peki dönününce hayatın neresinden tutup devam ediceksiniz.Yoksa bırakalım bunları bu işleri ancak maddi kaygısı hatta gelecekle ilgili maddi kaygısı olmayan s.ki t.şş.ğ.na denk insanların yaptığı bir uğraşmıdır?Bildiğim tek doğru sadece istemekle olmuyor.Onlar yüzyılın geyiği geçiniz.Bunu aptalca yapılmış bir yorum olarak değerlendirmeyin, böyle şeyleri yazmamı sağlayan psikolojik ortam ve faktörleri gözardı etmeyiniz. Size iyi eğlenceler.

    • Merhaba;
      Tesekkur ediyorum bu kadar acik sozlu ve direkt olarak konuyu ele aldiginiz icin.
      Benim fotograf cekerim. Yari profesyonel, yari sanatsal. Ayni zamanda yelkenli tekne 2. kaptaniyim. Firsat oldukca teknelerde calistigim oldu. Gecen seneye kadar 4 sene boyunca bir firmanin ihracatlari icin surekli cin’e gidip geldim. Asil isim web yonetim, proje yoneticiligi. 10 sene icinde 4 fakulteye gittim. Veteriner hek, Su urunleri muh., Turizm otel isl. ve yonetim bilisim sistemleri.
      Benim meslegim dedigim konular isyerinden bagimsiz, bir yere bagli olmami gerektirmeyen hatta tam tersine hicbir yere bagli olmamam gereken meslek dallari. Bu avantajimi kullanarak cocuklugumdan beri yaptigim aktiviteye biraz daha uzun sureli ve kapsamli olarak devam ediyorum sadece.
      Benim su anda elimdeki proje turizm alaninin disinda kalmis bolgeleri fotograf ve video ile kayit altina almak. Bilinmeyen yerlerden haber ulastirmak. Bunu da yuruyerek yapiyorum su anda. 20kg canta ile gunde 15 km yol yuruyorum. Cadirda kaliyorum, zaman geliyor 3 gun hic kimseyi gormeden yuruyorum. Su bulamadigim oluyor. Saglik, doktor konusuna hic girmiyorum bile. Dusundugunuz gibi oyle keyfime, kafama gore ‘takilmiyorum’ yani.
      Bir kitap yazmaya basladim. Yuruyerek seyahat ve seyyahlik adina. Sanirim size de uzak bir konu degil seyyahlar. Bizim kulturumuzde olan bir kurum. 400 yil once Evliya Celebi vardi. Seyahatnamesini yazdi ki tum avrupa, balkan, afrika ve arap dunyasini bu seyahatnameden ogrenebiliyoruz. Anadolu’nun koylerinde seyyah ozanlar vardir halen daha. Sozlu edebiyatimizin en buyuk kaynagidirlar. Ben de fotografci seyyahim. Hem kendi ulkem hakkinda bilgi tasiyorum disariya hem de disarisi hakkinda bilgi tasiyorum ulkeme.
      Cesaret isteyen bir hareket benimkisi. Sahip oldugum herseyi geride birakip sirtimdaki canta ile ciktim yola. Sizler evlerinizde iki oksurdugunuz zaman nane limon kaynatirken benim oksurmeyi aklima bile getirme luksum yok maalesef.
      Her hava karardiginda, yagmur yagdiginda gideceginiz yeri, evinizi biliyorsunuz. Benim ise her aksam hava kararmadan once cadirimi koyacak uygun bir yer bulmam gerekiyor.
      Cesaret isteyen bir aktivite bu ve benim de yeterince cesaretim var. Cunku benim herkesden fazla gelecek kaygim var. Herkesden fazla maddi kaygim var.
      Gelecekte bir gun oturup hayatimi nasil gecirdigimi dusundugum zaman eger hayalini kurdugum gibi degil de bana dikte edildigi gibi yasadigimi gorursem, o zaman ben yasamamisim demektir.
      Donunce diye bir sey yok. Hayatin neresinden tutmak diye de bir sey yok.
      Bu benim hayatim, 21. yy’da seyyah olunmaz mi? Basbakan olunabiliyor ise seyyah da olunur. Bu bir ugras degil, bu bir yasam. Sizin de sahip oldugunuz gibi.
      Acik konusmak gerekirse benim cok denedigim ve asla beceremedigim bir hayattir duzenli ise gitmek, duzenli bir hayata sahip olmak. Benim becerilerimin disinda kaliyor maalesef. Uyku sorunlarim var, kicim kurtlu ayni yerde duramiyorum uzun sure. Kapali yerleri sevmiyorum daral geliyor.
      Tek bir dogru yok hayatta. Herkesin kendi dogrulari ve kendi yasamlari var. Herkes tekil dunya uzerinde.
      Ben de size soruyorum;
      Nereye kadar duzenli hayat, aile, coluk cocuk olaylari devam edecek? Yaslandiginiz ve sona yaklastiginiz zaman hic uzulmeyecek misiniz hayatinizi is ve ev arasindaki mesafede harcadiginiza? Tek bir sansla geldiginiz bu Dunya’yi kesfetmeden vaktinizi doldurdugunuza hic uzulmeyecek misiniz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir