Evinizin hemen önü böylesine keyifli bir yer olsun istemez misiniz?
Evinizin hemen önü böylesine keyifli bir yer olsun istemez misiniz?

Dört Duvar, Bir Çatı, Bir Bahçe

Güncemi ve Feysbuk sayfamı takip edenler bu sene başında radikal bir karar alarak Sırbistan’ın Rudnik dağında bir köy evinde yaşamaya başladığımdan haberdar olmalılar. Şu an yaşadığım köy evinde gönüllü çalışarak şehirde büyümenin cehaletini azaltıp doğanın içinde, köy hayatının ritmine alışmaya çabalıyorum. Sekiz ayın sonunda gördüm ki Orta Sırbistan’ın Şumadiya bölgesinde yaşamak bana sakinlik, huzur ve mutluluk veriyor. Burada daha verimli ve mutlu olduğumu itiraf etmeliyim. Bu yaşantıyı bir adım ileriye taşıyıp kendime ait dört duvarım, bir çatım ve bir bahçem olmasını istedim. Bu sebeple bir kaç aydır çevre köylerdeki boş, satılık evlere bakıyorum. Amacım uygun fiyatlı bir ev alıp yaşam alanımı düzenlemek ve özellikle bu bölgeden geçen gezginleri ağırlamak.

Zorlu Karar: Yenİ Evİ Seçmek

Sekiz aydır yaşadığım köy evinde farkettim ki basit görünen bu yaşam tarzının çok fazla detayı mevcut. Evlerin yönü, yapıldığı malzeme, tulumba veya kuyu suyu, yakınında bulunan akarsu, dere, enerji ihtiyacı, bahçesi, tarlası, ağaçları, konumu, yolu gibi bir çok detayı göz önünde bulundurmadan yeni bir evde karar kılmak son derece güç. İlk başlarda nasıl bir ev aradığımı ben de bilmiyordum fakat detayları düşündükçe kafamda bir şeyler şekillenmeye başladı.

– Öncelikle evin ana yoldan ses almayacak fakat acil durumlarda ana yola en fazla 15-20 dakikada ulaşılacak bir konumda olmasını istiyorum. Evet bir ormanın içinde, dağın başında bir başına izole hayat yaşamak kulağa son derece hoş geliyor fakat bulunduğum bölgedeki zorlu kış şartlarını düşününce güvenliği elden bırakmamak faydalı olacaktır.

– Evin cephesinin güneye bakması son derece önemli. Özellikle soğuk kış aylarında ısıtmaya büyük destek sağlayacaktır. Güneye bakan cephesinin önü açıklık ve geniş sayılabilecek bir bahçeye sahip olması beni çok mutlu eder.

Klasik Bahçe Николай Карачев

Kış aylarının sert olması sebebiyle evin bir odasına kapanmak zorunda kalıyoruz. Soğuk ve karlı kışın ardından baharın ilk günleri ile birlikte evin dışında, özellikle de bahçede daha çok vakit geçirmek son derece keyif verici oluyor. Bu sebeple evin bahçesinin önemi de artıyor. Güzel düzenlenmiş bir bahçede oturup kahve keyfi yapmak, yazı yazmak, misafirlerle sohbet etmekten daha güzel ne olabilir ki? Uzun zamandır hayalini kurduğum evin bahçesi için de hayaller kurmaktan geri kalmıyorum. Ev bakmaya başladıktan sonra internetten çeşitli bahçe fikirleri hakkında bilgi toplamaya başladım bile. Bahçede çeşitli renkli çiçekler, küçük bir ahşap masa, belki taştan dekorlar olması hiç de fena fikir sayılmaz.

Evİn Enerjİsİ

Çevrede baktığım evlerin bir kısmı gerçekten komik ücretlere sahip. Bunun en büyük sebebi ise elektrik bağlantısının olmaması. Bir eve elektrik bağlatmak için yaklaşık 1000 euro masraf yapmak gerektiğini öğrendim. Durum böyle olunca da elektrik bağlantısı olmayan, son derece ucuz bir ev alıp elimde kalan parayla da alternatif enerjilere yönelebilirim. Özellikle kış aylarında uzun yağışlı günler güneş enerjisini kullanmayı zora sokuyor. Evin konumuna göre güneş paneli ile rüzgar jeneratörünü bir arada kullanmak en akıllıca çözüm olacak gibi. Bu konuda çevrede deneyimli kişilerden fikir almaya ve internette araştırma yapmaya devam ediyorum.

Sebzeler ve Meyveler

Ve tabii ki köyde yaşamın olmazsa olması sebze ve meyve yetiştiriciliğidir. Küçük de olsa bir sera yapmayı ve burada İzmir’de tüketmeye alıştığım çeşitli baharat ve sebzeleri yetiştirmek için seracılık ile ilgili bilgiler toplamaya başladım. Sırbistan’ın köy evlerinin bir çoğunda mutlaka elma, armut, vişne erik ağaçları bulunmakta. Bu da özellikle yaz aylarında büyük avantaj sağlamakta. Eriklerden tabii ki boğma rakı yapmayı da öğrenebilirsem değmeyin keyfime. Meyveleri kışa saklamak için marmelat ve reçel yapmayı öğreniyorum.

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

contact-us

SIK SORULAN SORULAR

Sitemin iletişim bölümünden ve sosyal medya hesaplarımdan aldığım mesajlara elimden geldiğince çabuk ve detaylı cevap …

5 Yorumlar

  1. Öncelikle abi harika bir site olmuş tüm yazıları okudum özellikle seyir defteri bölümünü bir roman okur gibi okudum hani seninle başladım yolculuğa ve bitirdim. Sana bir kaç sorum olacak abi seyir defterinde las palmas geldin ve yazı bitti okyanus kısmı acaba başka bir yere yazdın da devamını ben mi göremedim yoksa yolculuk oraya kadarmıydı çünkü bir röportajında bir yerde bir yerli kabilesinde yaşadıklarından sonra anadoluya ülkeye gelip burayı gezmeye başladıgını söylemiştin o yerli kabilesinin yazısını göremedim sitede ve kıyı kıyı anadoluda sanki bitmemiş bir yazı gibiydi belki hepsini bir kitap için saklıyor olabilirsin yazacagını hep söylemiştin öyle bir durum varsa dört gözle bekliyoruz kitabını iyi yolculuklar tüm yazılar için teşekkürler abim umarım bir gün yollarımız kesişir de seninle bir sohbet edebilme şansım olur kendine iyi bak oralarda 🙂

    • Merhaba Turgay;
      Beğenin ve ilgin için teşekkür ederim. Sırayla sorularını cevaplamaya çalışayım.
      1) Seyir defterindeki Okyanus yazılarım yelkenleri patlattığımız yere kadar ilerliyor. http://drummerlizard.com/seyir-defteri/okyanus/ buradan tüm yazılara ulaşabilirsin. Bu bölümde teknedeyken defterime aldığım notları koydum. Devamı da var bir vakit bulduğumda yazmaya devam edeceğim.

      2) Venezuela’da Warao yerlileri ile birlikte yaşamıştım. Sitede henüz onlarla ilgili bir yazı yayınlayamadım. Tamamen benim tembelliğim diyebilirim. Önümüzdeki aylarda bu eksikleri tamamlayacağımı düşünüyorum.

      3) Kıyı Kıyı Anadolu seyahatim de yarıda kaldı maalesef. O seyahatim boyunca gördüğüm yerleri Türkiye başlığı altında yazmıştım.

      4) Kitap yazmaya devam ediyorum. Yürüyerek yaptığım Balkan yolculuğunu anlatan bir kitap olacak. Bu sene bitirebilirsem çok mutlu olacağım.

  2. gezme cesareti başka bir yere kök salma cesareti başka! keşke yardıma gelecek kadar yakında olabilsem, şimdiden evin bahçen hayırlı olsun 🙂 fırsat bulursan internetten bisikletten bozma makinalara bir bak derim. su için pompa, çamaşır makinasına düzenek ve tabii o güzelim meyvelerden meyve suyu yapmak için blender olarak eski bisikletleri yapılandırabilirsin tabii o öğrendiğin işlere bir de kaynak işi ekleyeceksin 😉 bicimaquinas olarak arama yapabilirsin

  3. Sevgili gezgin, blog’unu okuduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Yaptığın şeyi uzun zamandır düşlüyoruz ve seni çok cesur bulduk, gönülden takdir ediyoruz. Sana soracak çok sorumuz var vakit bulabilirsen lütfen dönüş yap.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir