Bakireler Mağarası, Fransa | Grotte des Demoiselles

Bakireler Mağarası (Grotte des Demoiselles) Fransa‘nın Languedoc bölgesinde, çok eski zamanlardan beri birçok efsane ve hikayeye konu olmuş. Bunlar arasında en ünlüsü mağaranın girişindeki deliğe düşen koyunu aramaya çıkan çoban hakkındadır. Söylenen o ki çoban koyunun sesini duyar fakat bir türlü göremez. Delikten içeriye, mağaranın derinliklerine doğru ilerler de ilerler. Sonunda bugün Katedral olarak adlandırılan bölüme ulaşır. Elindeki bir meşalenin ışığı ile mağarada yolunu bulmaya çalışan çoban birden 60 metrelik bir boşluğa düşer. Düşmenin sonucu bayılmadan az önce çevresinde şarkı söyleyerek dans eden genç kızlar görür. Kendine geldiğinde ise mağaranın tabanında, yanında koyunu ile sırtüstü yatar bir şekilde uyanır. Önceleri peri mağarası olarak bilinse de bu olay sonrasında mağara Bakireler Mağarası (Kızlar mağarası) olarak anılmaya başlar.

Tarih boyunca mağara gizlenmek amacıyla veya mülteciler tarafından da zaman zaman kullanılmış.

Bakireler Mağarası girişinin düzenlendiği yıllar

1889 yılında ünlü mağara araştırmacısı Édouard-Alfred Martel tarafından kapsamlı bir araştırma başlatılır. O yıllarda araştırma ve keşif yapmak için Bakireler Mağarası yapısı sebebiyle oldukça tehlikeliymiş. Mağarayı gezdiren rehberin anlattığına göre birçok mağara araştırmacısı keşifler sırasında bilinmeyen dehlizlerde kaybolmuş. 1931 yılında Bakireler Mağarası girişine inşa edilen füniküler, iç kısmına eklenen beton merdivenler, yapay köprüler, aydınlatma ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması sayesinde mağara halka açılmış ve günümüzde çocukların bile rahatlıkla ziyaret edebileceği turistik bir alan halini almıştır.

Bakireler Mağarası Turu

Mağaranın girişinde bulunan gişeden bilet alarak rehber eşliğinde mağara ziyaret edilebiliyor. Gişeden isteyenler ek ücret karşılığında farklı dillerde sesli rehber cihazı da alabilir. Tahmin edeceğiniz üzere Türkçe sesli rehber bulunmuyor.
Funiküler belli aralıklarla çalışmakta ve ziyaretçileri gruplar halinde bir rehber ile birlikte mağaranın içine taşımakta. Gruptaki kişilere göre rehberler Fransızca veya Ingilizce hizmet veriyorlar. Sezon dışı ve neredeyse girişin kapanacağı bir vakitte mağaraya ulaştığımız için hiç beklemeden rehberimizle birlikte fünikülere binerek tura başlıyoruz.

Genç sayılabilecek sarkıtlar binlerce yaşında
Genç sayılabilecek sarkıtlar binlerce yaşında

Yavaş yavaş mağaranın girişine çıkarken rehberimiz mağaranın hikayesi ve yapısı hakkında kısa bilgiler veriyor. Hemen başımın üstünde bulunan gencecik sarkıtların yılda 0,13 mm uzadığını öğrenmek beni oldukça şaşırtıyor. Mağaranın içinde bulunan metrelerce uzunluğundaki sarkıt ve dikitlerin bu hızla yüzlerce, belki de binlerce yılda oluştuğunu düşünmek hayret verici.
Rehberimizden öğrendiğim kadarıyla suya bağlı erozyona karşı son derece kırılgan kireç taşı mağaranın yapısını oluşturuyor. Günümüzde mağaranın yapısında herhangi bir su formu veya kaynağı olmaması da beraberinde birçok soruyu getiriyor. Günümüze kadar varlığını sürdüremeyen bir yeraltı nehri veya şu anda 300 metre (980 yıl) derinde bulunan bir akıntı da mağaranın oluşumunda etkili olabilirmiş. Günümüzde bunlarla ilgili kesin bir kanıt maalesef bulunmamakta.

Katedral mağaranın en muhteşem bölümü
Katedral mağaranın en muhteşem bölümü

Mağaraya attığım ilk adımda hayretler içinde nefesim kesiliyor. Katedral olarak adlandırılan görkemli bölüm eşsiz duygular yaşamama sebep oluyor. 100 metreden yüksek olan bölümde devasa sarkıt ve dikitler göze çarpmakta. Akustiği muazzam olan bu bölümde zaman zaman klasik, jazz, rock konserleri düzenleniyormuş. Bunlar arasında de ünlüsü de kilise korosu tarafından düzenlenen Christmas konseri. Devasa bölümün tıka basa dolduğunu ve müziğin, atmosferin anlatılmaktan öte hislere sebep olduğunu belirtiyor rehberimiz.
Merdivenleri yavaşça inerken geldiğimiz ufak bir bölümde çevredeki sarkıt ve dikitleri anlatan rehber zaman zaman espiriler ile geziyi çok daha keyifli kılıyor.

Sarkıt ve dikitler birbirinden ilginç formlara sahip
Sarkıt ve dikitler birbirinden ilginç formlara sahip

Her erkeğin hayali diyerek Sharon Stone bacakları olarak adlandırılan ve gerçekten de bir çift upuzun bacağa benzeyen sarkıttan sonra Sandrine’e dönüyor ve doğa kadınları da unutmamış diyerek dev bir penise benzeyen dikiti gösteriyor 🙂
Mağara içinde farklı bölümleri gezerken en çok hoşuma gideni mağara taşlarına darbuka gibi vurarak davul sesi çıkan kısım oluyor. Rehberin de izni ile hemen içimdeki çingeneyi ortaya çıkarıyor ve vuruyorum 8/9’luk bir oyun havası. Ilk defa bir mağarayı perküsyon olarak kullanmanın keyfini anlamak için Bakireler Mağarası’nı ziyaret etmeniz şart.
Belli açıdan ışık tutunca deveye benzeyen dikitler, tepemizde kocaman bir ejderha gibi asılı duran sarkıtlar, mağaraya ilk giren araştırmacıların geçtiği dar geçitler ile mağara turu gerçek bir rüya gibi geçiyor.

Daha önce de yerli ve yabancı birçok mağarayı gezmiş olmama rağmen rehberle ilk defa bu kadar kapsamlı bir mağara turu yapmak hem eğlenceli hem de oldukça öğretici. Mağara içindeki farklı oluşumların sebepleri, tarihi, renklerin anlamı, sadece eğitimli gözlerin görebileceği detaylar gibi birçok konuda bilgiye rehber sayesinde erişmek memnuniyet verici.

Mağara dışındaki kafeterya çevrenin tadını çıkarmak için harika
Mağara dışındaki kafeterya çevrenin tadını çıkarmak için harika

Mağara çıkışına yaklaşırken rehberimiz bozuk para atılan bir tür havuzcuğu işaret ediyor. “Buraya para atılarak tutulan dileklerin olup olmadığını bilemem, mağara bu konuda bencil. Fakat avucuma bırakılan bozuk paralarla tutulan dilekleri gerçek kılmak için elimden geleni yapacağımdan şüpheniz olmasın 🙂 ” diyerek son espirisini de patlatıyor. Hem bu güzel gezi hem de mesai bitmesine rağmen bizi memnuniyetle kabul etmesi sebebiyle bir miktar bahşişi seve seve bırakıyoruz.
Mağaranın çıkışında dinlenip, çay kahve içebileceğiniz bir kafeterya ve hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Burada duran hatıra para otomatını es geçmeyin derim.

Mağara içinde sanal bir tur atmak isterseniz Tout Le Tour sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Bakireler Mağarası | Ulaşım

Demoiselles mağarası Saint Bauzille de Putois köyünde bulunmaktadır. Ganges’ın 5 km güneyinde, Montpellier’in 38 km kuzeyinde ve Nimes’in 60 km doğusunda yer almaktadır.

Bulunduğu konum itibari ile otobüs ile ulaşımın pek kolay değil. Montpellier’den günde 6 tane 108 numara Hérault Transport otobüs seferi var. Yolculuk görece uzun sürebileceği için sabah 5′teki otobüse binmeniz gerekir.

Yakında bulunan şehirlerden araba kiralayarak ulaşım sağlamak daha kolay olacaktır.

Montpellier’den 35 dakika,
Anduze’dan 40 dakika,
Nimes’ten 55 dakikada mağaraya ulaşılabilir.

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

Paris’e Gittiğinizde Yapmanız Gereken 10 Şey

Aşkın, sanatın ve modanın kenti olan Paris, Avrupa’nın en büyülü ve etkileyici kentlerinden biri. Her …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir