Aynebilim Aşevi

Bir çok kaynakta seyahat etmek öyledir, böyledir, şunu yapan gezgindir bunu yapan turisttir gibi binbir farklı tanım ve kısıtlamalar okuduğunuzdan eminim. Zaman zaman ben de bunlara benzer betimlemeler yapsam da %99’u nefret ettiğim içeriklere sahiptir. Bir yeri gezmek, görmek, tanımak büyütülecek bir konu değildir. 20 yaşındaki gençler de sırtında çantayla bütün Dünya’yı dolaşabiliyorlar. Bence asıl büyütülmesi gereken konu yol alırken fayda sağlamaktır. Gidilen yerdeki insanlara, canlılara, hayatlara dokunmak, atmaya çalıştıkları adımlar için yardımda bulunmak, bir eksiği gidermek, kısacası faydalı bir şeyler yapmak seyahat etmeyi, bilinmeyen toprakları keşfetmeyi anlamlı kılar. Son üç yıldır yolumun üstünde çok farklı gönüllü işlerde çalıştım. İmkanlarım, yolculuğum, gücüm ve fikrim yettiğince vaktim karşılığında hiç tanımadığım insanlara yardım etmeye çalıştım. Son derece tatmin edici bir tempoyla yolumda ilerlerken internette Aynebilim Aşevi ile karşılaşmak kendimi, yolumu, yaptıklarımı ve planlarımı sorgulamama sebep oldu.

Kolay kolay kimseyi kıskanan birisi değilimdir. Beni tanıyanlar bunu iyi bilir. Hele ki konu seyahat etmek olunca bir çok yol hikayesini küçümsemekten geri de kalmam. İnsan olduğum için bir kaç kötü huya sahip olmanın özgürlüğünü bu şekilde yaşıyorum sanırım. Kıskandığım gezentiler çok nadir de olsa karşıma çıkıyor. Bunların başında Dünya’nın etrafını sadece kas gücüyle tek başına turlayan, seyahati boyunca Türkiye’deki kızların eğitimine destek toplayan Erden Eruç, bisikletiyle dağları, ovaları, çölleri aşan ve yolculuğu boyunca bir çok sporcuya destek bulan, gençlere bisiklet ulaştıran, bununla yetinmeyip yolda olanlara da zaman zaman destek olan Gürkan Genç gelmektedir. Gizlim saklım yok, feci kıskanıyorum bu adamları. Ve şimdi kıskanılanlar listesine hızlı bir giriş yapan Aynebilim Aşevi var.

Aynebilim Aşevi’nin Hikayesi

kambocya-aynebilim

“Bir yazı okudum, hayatım değişti” diyor Aynebilim. Kahramanımız Kamboçya’da çöp toplayarak hayatta kalmaya çalışan insanların yaşamlarını okuduktan sonra yaşamını tamamen değiştirecek adımı atmaya karar verir. O yazı bu linkte!
Dünya’nın bir ucundaki bu insanlara yardımcı olmak için İstanbul’da gayet rahat ve keyifli yaşamını ardında bırakır ve Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’e 40 dakika uzaklıktaki köye yolculuk eder.
52 barakada yaşayan 300’den fazla insanın yaşadığı köyde her gün yemek pişiriliyor, sefertasları ile sahiplerine teslim ediliyor. Bunun için freelance çalışarak edindiği gelir ve bağışlar kullanılıyor. Bir çok insanın Aynebilim Aşevi için destek olduğunu görmek beni de son derece mutlu ediyor.

aynebilim-yemekler
Aynebilim Aşevi her gün 300 kişilik köye yemek pişiriyor.

Sosyal medyada dert yanıp, change-org’a eposta adresini vermekle yetinmeyip bir adım öteye geçerek bu harika projeyi hayata geçirmek de yetmemiş olacak ki köye ilgiyi arttıracak, köylülerin sağlık ve eğitim ihtiyacını karşılayacak harika bir proje için de ilk adım atıldı. Yapım aşamasında olan kelebek parkı, sağlık kabini ve eğitim merkezi ile köylülerin yaşamlarına büyük bir fayda sağlanacağından eminim. Bu proje bağışçılar ile desteklenerek gereken miktarın toplanması sağlandı. Hatta gereken miktarı aşan bağışlardan arta kalan kısmı da seramik fırını için harcanacak. Böylece köylülerin bir kısmı seramik ürünler yaparak kendilerine ek gelir sağlayabilecek.

Çocuklar Aynebilim aşevi için merkezi konumda.
Çocuklar Aynebilim aşevi için merkezi konumda.

aynebilim-cocuk

Böylece Dünya’nın bir ucunda hiç tanımadığı, dillerini bilmediği insanların karnını doyurmak için çıkılan yolculuk bir adım daha atarak insanların yaşam standartlarını yükseltecek bir konuma geliyor. Bana da gerçek bir süper kahraman ile tanışmanın mutluluğunu yaşamak düşüyor. Aramızda kalsın ama Aynebilim, “Kimse süper kahraman olduğunu anlamasın diye yemek yapıyor!”

Aynebilim Aşevi için destek olmak isterseniz, projeyle ilgili detayları, sebepleri, sonuçları okumak isterseniz aşağıdaki web sitesi ve sosyal medya hesaplarını inceleyebilirsiniz.

Aynebilim Aşevi web sitesi

Hakkında Güneş AKDOĞAN

10 yıldır hayal kurdum, planlar yaptım, herkese anlatıp durdum. İstediğim tek şey Dünya’yı görmekti. Bize gösterilen yerleri değil, adını duymadığım, komşu şehirde yaşayanların bile bilmediği yerleri görmek istedim. 2 Ocak 2012 tarihinde hayal kurmayı bıraktım, sırtçantamı yüklendim ve yola çıktım. Binlerce km yolu yürüdüm, okyanusu yelkenle geçtim, yağmur ormanlarında yaşadım.

İlginizi Çekebilir!

Yol Sohbetleri: Aylak İlsu

İlsu Dirgin, takip edenlerin Aylak İlsu olarak tanıdıkları örnek alınası gezentilerden. Uzunca süredir gıptayla fotoğraflarını …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir